12.4.08

Fenomen mi Şarlatan mı?

Star TV'de yeni bir program başlıyor. Eminim birçoğunuz tanıtımına rastlamışsınızdır.

fenomenSunuculuğunu ünlü yapımcı ve yönetmen Sinan Çetin’in yapacağı ve Star TV ekranlarında milyonlarla buluşacak olan “Sinan Çetin İle Fenomen” adlı programın jüri üyeliğini dünyaca ünlü mentalist Uri Geller yapacak.

“FENOMEN”, dünya çapında yapılan ve yayınlandığı ülkelerde reyting rekorları kırmasının yanı sıra, program içinde yapılan gösterileriyle de “efsane” oldu! Seçilmiş 10 ‘özel yeteneğin’ canlı yayında ‘çok özel’ showlarını yapacağı ve her hafta bir kişinin izleyici oylarıyla eleneceği program 17 Nisan’da Star TV’de izleyiciyle buluşacak.

Bu Star'daki tanıtım yazıydı. Bir de Hürriyet'teki habere bakalım:

fenomen2 Doğa üstü güçleriyle tanınan, metal eşyaları dokunarak bükebilen ünlü mentalist Uri Geller, Star TV'nin yeni yarışması "Fenomen"de jüri üyeliği yapacak.

Sunuculuğunu ünlü yapımcı ve yönetmen Sinan Çetin’in üstlendiği “Fenomen" adlı yarışma, 17 Nisan'da Star TV'de başlıyor. Seçilmiş 10 özel yeteneğin canlı yayında çok özel şovlarını sergileyeceği ve her hafta bir kişinin izleyici oylarıyla eleneceği programın sürprizi ise dünyaca ünlü mentalist Uri Gellar'ın jüri üyeliği yapacak olması...

Sırrını kimse çözemedi
Program için geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen Geller, çekimler öncesi Sinan Çetin ile buluştu. Metal eşyaları dokunarak bükmesi, duran saatleri çalıştırması gibi kimsenin anlayamadığı birçok yeteneğe sahip olan Geller'ın doğa üstü güçlerine hayran kalan Çetin, "Onunla beraber program yapacağım için çok heyecanlıyım" dedi.

Neymiş efendim metal eşyaları mental güçleriyle bükebiliyormuş, duran saati çalıştırabiliyormuş, doğa üstü güçleri varmış. Sinan Çetin kendisine hayran kalmış ve çok heyecanlıymış. Vah vah.

Sinan Çetin bu programı Türkiye'ye getirmeden önce Uri Geller hakkında araştırma yaptımı bilmiyorum ama kendisinin özellikle Amerika'da bir mentalistten veya psişik veya doğaüstü güçleri olan birinden çok, James Randi tarafından numaraları açığa çıkarılmış olan ve Randi'nin doğaüstü güçleri olduğunu gösterecek kişiye vereceği 1.000.000$ (1 milyon dolar) ödül için sahip olduğunu olduğunu iddia ettiği güçlerini kanıtlamaya cesaret edemeyen biri olarak tanındığının farkında olmadığını düşünüyorum (belki de farkındadır ama rating kaygısı ağır basmıştır kim bilir). Bu bahsettiğim şeyin en güzel örneklerinden birini aşağıdaki videoda görebilirsiniz.

Kendi malzemeleri ile değil de başkaları tarafından hazırlanmış ve önceden üzerinde hiçbir oynama yapamadığı malzemelerle sözde doğaüstü güçlerini göstermesi istendiğinde bunu başaramıyor ve kendini güçlü hissetmediğini söyleyerek işin içinden kurtulmaya çalışıyor. Komik değil mi?

(Not: Burada arka arkaya izlenmesi gereken 4 adet video var.)

Yine yukardaki videolarda Uri Geller'in bazı numaraları James Randi tarafından açıkça ortaya konuluyor.

Bu video ise 45 dakika civarında ve bir televizyon programından alınmış. Burada Uri Geller'in nasıl biri olduğunu daha net görebiliyoruz. Sahip olduğunu iddia ettiği güçlerinin uzayla bir ilgisi olabileceğini ve akıllı olduklarını söylüyor. Bu güçlerin kendisini belli etmek istemediğini iddia ediyor. Bunu da şöyle açıklıyor. Defalarca laboratuvarda güçlerini test etmeye çalıştığında nedense normalde yapabildiği şeyleri yapamadığını mesela kaşığı bükemediğini söylüyor. Bu güçlerin deneylerle ortaya çıkmak istemediğini bu nedenle kontrollü bir şekilde test edildiğinde güçlerini kullanamadığını söylüyor. Ne kadar da ilginç değil mi? Kontollü bir deney altında güçlerini kullanamıyormuş. Ayrıca kendisinin yaptığı şeylerin tamamen aynısını yapabilen, bunların basit sihirbazlık numaraları olduğunu söyleyen ve nasıl yapıldığını da açıklayan kişilerin yaptıklarının gerçekten numara olduğunu ama kendi yaptığının kesinlikle sihirbazlık numarası olmadığını bunların tamamen psişik, doğaüstü güçleri sayesinde yaptığını iddia ediyor. Komik değil mi? Kendisinin de sihirbazlık numarası yaptığını ve insanları aldattığını söyleyese hiçbir sorun olmayacak aslında. Ama Geller inatla doğaüstü güçlere sahip olduğunu iddia ediyor ve kendisini aynı şeyleri yapabilen kişilerden üstün görüyor. Ne gariptir ki bu güçlerini hiçbir zaman kontrollü bir deneyde kanıtlayamamış olmasına, yukardaki videolarda da görüldüğü gibi pek çok kere hazırlık yapmasına izin verilmediği durumlarda başarısız olmasına ve birçok videoda yaptığı numaranın gözükmesine rağmen hâlâ doğaüstü güçlere ship olduğunu iddia etmeye devam ediyor. Sahip olduğu şöhreti kaybetmeye ve sıradan bir sihirbaz olduğunun ve yaptıklarıyla yıllar boyunca insanları kandırdığını kabul etmek ona ağır geliyor olabilir diye tahmin ediyorum.

Bunun yanında Uri Geller'ın iki jüri üyesinden biri olduğu Phenomenon adlı programın Amerika'da ilk sezon (sadece 5 bölüm) sonunda yayından neden kaldırıldığını da irdelemek lazım. Diğeri jüri üyesi olan Criss Angel'ın doğaüstü güçleri olan kimseye rastlamadığını ve Phenomenon programına katılanlardan birinin psişik veya doğaüstü güçlere sahip olduğunu iddia etmesi durumunda yaptığı numarayı canlı yayında ortaya çıkaracağını söylemesi ve ölülerle iletişim kurabildiğini iddia eden bir yarışmacıya ve aynı zamanda yarışmanın diğer jüri üyesi olan Uri Geller'a da meydan okuması bu programın yayından kaldırılmasında etkili olmuş olabilir.

2 Nisan'da NBC'nin bu yarışmayı yayımlamayacağı ortaya çıktı ve hemen ardından Uri Geller Türkiye'ye transfer oldu. Türkiye'de soytarılık ve şarlatanlığın ne kadar çok prim yaptığını düşünürsek bu yarışmanın da çok tutacağını düşünüyorum.

19 Comments:

gaykedi said...

konuyla alakalı hafif'te yaptığım yorumu tekrar edeyim;

melekci, cinci, hocacı, milyarlarca lira verip boeinglerle, airbuslarla arabistan'a şeytan taşlamaya giden bu milletin cahil cühelası, ağzının suları akarak izleyecek eminim, rezillik!

Da Vinci said...

Aynen öyle. Oraya çıkanlar bunlar illüzyondur, basitçe sizi kandırıyoruz deseler hiç sorun yok bence. Ama maalesef doğaüstü güçleri olduğunu, ölüler konuştuğunu, düşünce gücüyle maddeleri hareket ettirdiğini iddia eden şarlatanlar da çıkacağını düşünüyorum. Birçok kişinin de bunları ağzının suyu akarak izleyeceğini biliyorum.

Adsız said...

Yazıda da anlatıldığı ve benimde çeşitli yerlerde yıllardır söylediğim gibi, sunulan gösterilerin, metapsişik gibi gözüken durumların hepsi illüzyonistlerin yaptıkları çeşitli hünerlerdir. Hiç birinin insanüstülükle ilgisi olmadığı gibi, hepsi yüzdeyüz illüzyondur.
Kaldı ki Türkiyede ki programa katılanların biri yabancı imiş diğerleri Türk. Türklerden üçünü tanımıyorum. Program başlayınca göreceğim. Ama diğer altısı profesyonel illüzyonist. Çoğunun kendine ait sitesi dahi var. Yani mesleklerini saklamıyorlar. Yıllardır çeşitli şekillerde red ettikleri bu konuda şimdi şöhret ve para uğruna metapsişik güçlere sahip olduklarını söyleyerek ya da haklarında söyleneni kabul ederek yarışacaklar.
İşte size bir kara mizah öreneği.

Sermet Erkin
illüzyonist
www.sermeterkin.com

Da Vinci said...

Sermet bey,

Bu konuda yorum yapmaya yetkin kişilerin başında heralde siz varsınızdır. Katkınız ve yorumunuz için teşekkürler. Bakalım psişik güçleri olduğunu mu iddia edecekler yoksa illüzyon yaptıklarını mı söyleyecekler. İzleyip göreceğiz.

Bu arada Star'da Fenomen programının sayfasında Uri Geller hakkında baya bir palavra sıralanmış. Yalandan kim ölmüş diyelim ve gülerek geçelim.

Da Vinci said...

Bu arada Uri Geller'in karşısındaki kandığı bir anektodu size aktarayım. 20. yüzyılın en önemli fizikçilerinden biri olan ve Nobel Fizik Ödülü sahibi Richard Feynman'ın Surely You’re Joking, Mr. Feynman (Eminim Şaka Yapıyorsunuz, Bay Feynman) adlı kitabında şöyle bir bölüm geçiyor: "That's just an example of the kind of things that overwhelm me. I also looked into extrasensory perception and PSI phenomena, and the latest craze there was Uri Geller, a man who is supposed to be able to bend keys by rubbing them with his finger. So I went to his hotel room, on his invitation, to see a demonstration of both mindreading and bending keys. He didn't do any mindreading that succeeded; nobody can read my mind, I guess. And my boy held a key and Geller rubbed it, and nothing happened. Then he told us it works better under water, and so you can picture all of us standing in the bathroom with the water turned on and the key under it, and him rubbing the key with his finger. Nothing happened. So I was unable to investigate that phenomenon." (s. 193)

Kısaca özetlemek gerekirse: Uri Geller, Richard Feynman'ı otel odasına davet ediyor ve zihin okuma ve anahtar bükme hareketini göstereceğini söylüyor. Feynman oğluyla birlikte Geller'in odasına gidiyor. Zihin okumayı beceremediğini söylüyor. Daha sonra Feynman'ın oğlunun elinde tuttuğu anahtarı bükmeye çalışan Geller başarısız oluyor ve bükme işinin suyun altında daha iyi olduğunu söylemiş ve banyoda suyun altında bükmeye çalışmış ama yine başarısız olmuş.

Anlaşılan karşıdaki kişi yeteri kadar saf değilse biraz açık gözlüyse istediği numarayı yapamıyor ve Richard Feynman'ın aktardığı durumdaki gibi başarısız oluyor.

Da Vinci said...

Amerika'daki Phenomenon'da Uri Geller'in yanında Criss Angel vardı jüri üyesi olarak. Bizde de Sermet Erkin gibi bir usta olsa çok iyi olurdu diye düşünüyorum. Ama anladığım kadarıyla maalesef Uri Geller tek başına rahatça at koşturacak. Orada sihirbazlık konusunda deneyimli bir jüri üyesi daha bulunmalıydı. Uri Geller'i tek başına bırakmak çok kötü bir seçim olmuş.

KillananAdam said...

Maalesef bu konu hakkında ben de çok hassasım. Sinan Çetin nasıl böyle büyük bir üçkağıda alet olmuş acaba?
Bu konuda ben de kendimce blogladım: Sahtekar Uri Geller ve Fenomen

Da Vinci said...

Kıllananadam,

Sinan Çetin'in herhangi birşeye alet olduğu falan yok. Burada birşeylere alet olan varsa onlar oraya gelenler ve televizyonları başında bu sirki izleyenlerdir. Sinan Çetin bu işten çok çok iyi para kazanıyordur. Birşeye alet falan değil bana göre. Uri Geller'in Amerika'da ne duruma düştüğünü bilmediğine ihtimal vermiyorum. Sinan Çetin'in o kadar saf biri olmadığını düşünüyorum.

Adsız said...

tamam güzel herşeye inandık diyelim

beyingucu.net bu sitede anlatılanlara ne diyeceksiniz forumunu bi gezin 100lerce insan var ben kaşık bükebiliyorum diyen..

Da Vinci said...

isimsiz,

Bahsettiğin siteye baktım da orada telekinezi diye koyduğu videolardaki şeyler üflemekten başka birşey değil. Burun veya ağızdan üfleyerek hareket ettiriliyor genelde bu tip numaralarda. Mesela bu konuda James Randi'nin çok aydınlatını bir videosu var: James Randi exposes James Hydrick

Bu videoyu izlemeni tavsiye ederim.

Ayrıca kaç kişinin kaşık bükebiliyor dediği beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Bu kaşık bükme olayını bulan Uri Geller'in yaptığı numaraları ortaya çıkaran videolar zaten yazımda mevcut. Bunlara bakarsan bu kaşık bükme olayında ne tip numaralar, taktikler kullanıldığını görebilirsin.

Ayrıca mesela ben de kaşık bükebildiğimi söylesem bana inanır mısın? Soytarılık garip birşey. Bulaşıcı olduğunu düşünüyorum. İnsanlar kendilerini üstün görmeye, gizemli güçleri olduğu izlenimi yaratmaya bayılıyorlar nedense. Onun için kaç kişinin ne söylediğini ciddiye almamanı öneririm.

Adsız said...

anlıyorum sizi ama sadece kaşık bükdüklerini iddaa eden olsa ii yok suya hakim oluyorum yok bulutları hareket ettiriyorum ( dejavuonline.net ' teki adam böyle diyor ) falan dı filan dı kafam karışıyor bide ben deniyecem denemeden bişey diyemiyorum deneyip buraya yazacağım bekleyin beni :D

çeliker said...

efendim Türk milleti çok garip. Harbiden çok garip, ama Sinan Çetinin yapması çok garibime geldi.

Off of... İnsan çok üzülüyor.

Adsız said...

Bu olayla pek bir ilgisi yok ama yazacak yer bulamadım.
Bundan birkaç sene önce elimin üstünde küçük siğiller oluştu.Uzun bi süre geçtikten sonra kısa zamanda çoğalmaya ve büyümeye başladı.Yeğenimin de kulağında benzeri oluşmuştu ve yengem eczaneye götürünce eczacı şunu önermiş:Taze bi elmayı alıp 3 ihlas ve bir fatiha okuyup siğilin etrafıda döndermesini söylemiş ve o elmayı gömmesini söylemiş.Yengem de aynen uygulamış ve birkaç gün içerisinde geçmiş.Ben de aynısını uyguladım.2 ya da 3 gün sonra eriyip küçülmeye başladı ve hiçbir iz kalmadan geçti.
Bu olay hakkıdaki düşüncelerinizi yazar mısınız?

Da Vinci said...

İsimsiz,

Bu olayın en mantıklı açıklaması bana göre "plasebo etkisi"dir.

Adsız said...

"Bu olayın en mantıklı açıklaması bana göre "plasebo etkisi"dir."


Diyelim ki bana öyle oldu.4-5 yaşındaki çocuğa da mı aynı şeklde etki yapacak.Çocuğun birşeyden haberi yok.Plasebo etkisinin tanımıyla da bu olay pek uyuşmuyor.

Da Vinci said...

isimsiz,

Bir iki soru sorayım:

1. Bu siğiller artmaya başladıktan sonra belli bir süre geçince kendiliğinden yok oluyor olabilir mi? Bu konuyu bir doktora danıştın mı?
2. 4-5 yaşındaki çocuk söylenilenleri anlıyor mu? Anlıyorsa ve geçeceğine inanıyorsa plasebo etkisi olması mümkündür. Ama 4-5 yaşında çocuk değil de 1 yaşındaki bebek olsa plasebo etkisi açıklaması manasız olur elbette.

Davet said...

Evrim teorisi hususunda kayda değer bir tartışma yürütülüyor. Bir bakın.

http://3hhareketi.org/index.php?option=com_content&task=view&id=716&Itemid=41

Adsız said...

Da Vinci;

"1. Bu siğiller artmaya başladıktan sonra belli bir süre geçince kendiliğinden yok oluyor olabilir mi? Bu konuyu bir doktora danıştın mı?"

Doktora danışmadım.Önce 2 ya da üç tane idi.Daha sonra çoğalmaya ve büyümeye başladı.Ama ben bahsettiğim gibi uyguladıktan hemen 2 ya da 3 gün sonra erimeye başladılar.Kendiliğinden geçeceğini zannetmiyorum.Öyle olsaydı bence hiç çoğalmazdı.


"2. 4-5 yaşındaki çocuk söylenilenleri anlıyor mu? Anlıyorsa ve geçeceğine inanıyorsa plasebo etkisi olması mümkündür. Ama 4-5 yaşında çocuk değil de 1 yaşındaki bebek olsa plasebo etkisi açıklaması manasız olur elbette."

Söylenilenleri anlıyor ama kulağındaki siğili anlamış mıdır bilmem :-)
O siğilden haberi olduğunu pek sanmıyorum.Çünkü kulağındaydı.
Yanılmıyorsam yengem o eczacının da aynı şekilde bi tecrübe yaşadığını söylemişti.

Da Vinci said...

isimsiz: "Doktora danışmadım.Önce 2 ya da üç tane idi.Daha sonra çoğalmaya ve büyümeye başladı.Ama ben bahsettiğim gibi uyguladıktan hemen 2 ya da 3 gün sonra erimeye başladılar. Kendiliğinden geçeceğini zannetmiyorum. Öyle olsaydı bence hiç çoğalmazdı."

Keşke tıbbi konularda kendi kendine bu tip yorumlar yapmayıp bir tıp doktoruna başvursaydın. Senin veya benim ne zannettiğimizin pek bir anlamı yok.

isimsiz: "Söylenilenleri anlıyor ama kulağındaki siğili anlamış mıdır bilmem :-)
O siğilden haberi olduğunu pek sanmıyorum.Çünkü kulağındaydı.
Yanılmıyorsam yengem o eczacının da aynı şekilde bi tecrübe yaşadığını söylemişti."


Kulağında olmasının bir sorun olduğunu sanmıyorum. Sorunu görmek gerekli birşey değil plasebo etkisi olması için. Benim iddiam o duanın hiçbirişe yaramayacağını düşünen birinde plasebo etkisi olmayacağıdır. Eğer siğilin doğal gelişim ve yok olma süreci de olabilir tabiki bu. Eğer öyleyse duanın işe yaramış gibi gözükmesi de oldukça doğaldır. Mesela bu dua çözümünü başka hastalıklar için de deneyebilirsin. Eğer dua gerçekten senin düşündüğün gibi bir etki yapıyorsa yani Allah hastalığı iyileştirebiliyorsa sadece siğil için birşeyler yapmıyordur diye düşünüyorum. Başka hastalıklar için de bu dua tedavisini denerseniz daha sağlıklı bir sonuca ulaşabilirsiniz diye düşünüyorum.

Yorum Gönder

Yorumunuzun yazının konusuyla ilgili olmasına dikkat ediniz. Küfür içeren yorumlar ve spam amaçlı yorumlar tespit edildiklerinde silinecektir.

yasal uyarı / legal notice

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial 3.0 Unported License.

Bu blog (Bilim-Felsefe-Din) Creative Commons by-nc lisansı ile korunmaktadır. Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilir ve üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz. Sağlanması gereken iki şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası ya da eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması.
Site Meter

blogger templates