23.2.06

Evrim-Yaratılış tartışması alevlendi

Geçtiğimiz günlerde Üniversite Konseyleri Derneği tarafından "Geleceğimizi Ortaçağ Karanlığına Teslim Etmeyeceğiz" başlıklı bir bildiri yayımlandı. Bu bildiri metnini ilk aşamada 700 akademisyenin imzaladığı bildirildi. Bu konu ile ilgili olarak Radikal gazetesindeki bir haberde şöyle diyor:

ÜKD Genel Sekreteri ve Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Bölümü'nde asistan olarak görev yapan Özgür Genç, Türkiye'de 1985 yılında Milli Eğitim Temel Kanunu'nda yapılan bir değişiklikle 'Yaradılış' yaklaşımının müfredata girdiğini anımsattı. Halen 8. sınıftaki fen bilgisi ile 11. sınıftaki biyoloji kitaplarında Yaradılış yaklaşımına ya da Evrim Teorisi'nin 'ispatlanamadığı' iddiasına yer verildiğini anlatan Genç, şunları söyledi: "O günden beri Yaradılış yaklaşımı Evrim Teorisi'nin yanında bilimsel tez gibi aktarılıyor. Hatta inısiyatif alan öğretmenler, Evrim Teorisi'ni değil, Yaradılış'ı anlatıyor. Son yıllarda bu bilim dışı tutumda artış görülüyor."
Genç, bu yasanın iptali için gelecek hafta MEB'e dilekçe vereceklerini kaydetti. Genç, MEB'in yanıtına göre İdare Mahkemesi'nde dava açacaklarını da belirtti.
21 yıldır süregelen bir ayıbın ortadan kaldırılması için çok önemli bir adım atılmış gibi gözüküyor. Ders kitapların bilimsel bir görüşmüş gibi yer alan 'yaratılış' tamamen dini temellere dayanan bilimsellikle hiçbir ilgisi olmayan dogmatik bir görüştür. Yaratılışın fen bilgisi ve biyoloji ders kitaplarında bulunuyor olması Türk Milli Eğitiminin büyük bir ayıbıdır. Bu ayıbın ortadan kaldırılması için harekete geçen ve bu amaç için emek harcayan herkesi tebrik ediyorum.

Bilim adamları bilim dışı şeylerin çocuklarımıza okullarda öğretilmesinin önüne geçilmesi için harekete geçerken diğer taraftan da bazı sözde bilim adamları bu kampanyaya karşı yeni bir kampanya yapacaklarını söylüyorlar. Bu konuyla ilgili Zaman gazetesindeki haber şöyle:
Evrim teorisinin modern bilim karşısında yenilgiye uğradığını vurgulayan [Cevat] Babuna, “Bizim uzun zamandır Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik’e verilmek üzere kaleme aldığımız ve imzaya açtığımız bir rapor vardı. Bu raporda, yaratılışın bilimsel bir gerçek olduğunu, canlıların kör tesadüflerle değil, bilinçli bir tasarımla yaratıldıklarını yine bilimin ışığında ortaya koyduk. Üniversite çevresinden büyük destek var bu rapora. Yakında sayın bakanımıza bu raporu sunacağız. ABD’deki Akıllı Tasarım Hareketi’nin Kansas eyaletinde gerçekleştirdiği hukuk mücadelesini biz de Türkiye’de gerçekleştireceğiz.” dedi.
Tabi burda Cevat Babuna'nın 'modern' bilim derken heralde yüzlerce yıl önceden bahsediyor çünkü modern bilim evrim teorisini yenilgiye uğratmaktan çok geliştiriyor, eksik noktaları tamamlıyor, doğruluyor ve bulduğu yeni bilgilerle destekliyor. Cevat Babuna daha da ileri gidip yaratılışın bilimsel bir gerçek olduğu gibi saçma sapan bir tez ileri sürmüş. Daha sonra da AT hareketinin Kansas eyaletindeki hukuk mücadelesinden bahsetmiş. Ama belli ki Cevat Bey konuları pek de yakından takip etmiyor. Kansas eyaletinde eğitimdeki bilim standartları değiştirildi. Bu süreçte 20 civarında AT taraftarı dinlendi. Evrimci bilim adamları bu süreci boykot ettiler. Böylece Kansas eğitim kurulu karşı görüşten kimsenin dinlenmediği bu davada 6-4 oyla eğitimdeki bilim standartlarını değiştirdi. Böylece evrim eleştirilerinin ve akıllı tasarımın devlet okullarında müfredata girmesine olanak sağladı. Ama işin için kesinlikle "tanrı yarattı" görüşü yoktur. Yani burda kesinlikle yaratılışçılık olarak bilinen ve evrenin ve tüm canlıların bugün olduğu gibi hiç değişmeden Tanrı tarafından yaratıldıkları düşüncesine izin verilmemektedir. ABD'de yaratılış düşüncesinin, 1987 yılında (Edwards-Aguillard davasında) Anayasa Mahkemesinin aldığı kararla devlet okullarında okutulması Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştır. Bu dava sürecinde Nobel Ödülü kazanmış 72 bilim adamı, 17 eyalet bilim akademisi ve 7 bilimsel organizasyon yaratılışın dini dogmalardan ve inançlardan oluştuğunu ve bilimsel olmadığını belirten bir bildiri yayımlamıştır. Sanırım Cevat Bey bunların pek farkında değil. Kendi çaplarında yaratılışın bilimsel bir görüş olduğunu kanıtladıklarını düşünüyolar anlaşılan. Heralde Cevat Babuna ve arkadaşları kendi hayal dünyalarında çok mutludurlar ama onları gerçek dünya ile karşı karşıya getirmek lazım.

Yukarda belirtmiş olduğum Zaman gazetesindeki habere göre Hüseyin Çelik, fen bilgisi ve biyoloji ders kitaplarına "evreni ve tüm canlıları tanrı yarattı" görüşünü koyanların pazardaki vatandaşlar değil bilim adamları olduğu söylemiş. Acaba Hüseyin Bey bunun sebebinin, Milli Eğitim Temel Kanunu'na göre yaratılışın müfredatta olması, olduğunu düşünmüyor mu? İşte zaten asıl sorun da burada. 1985 yılında Milli Eğitim Temel Kanunu'nda yapılan bu saçma değişikliğin düzeltilmesi lazım. Bilimsel gözlemlerle çelişen ve hiçbir şekilde doğrulanması ve yanlışlanması mümkün olmayan dini inanç ve dogmaların ders kitaplarına alınması ve bilimsel görüşlermiş gibi sunulması kabul edilemez bir yanlıştır. Bu yanlıştan en kısa sürede dönülmelidir. 21 yıldrı süren bu yanlış uygulamanın artık bir son bulması gerekiyor. Hüseyin Bey, eğer siz müfredatta zorunlu olarak olması istenen yaratılış görüşünü çıkarırsanız yine bilim adamlarının bunu bilim kitaplarına koyacağını mı sanıyorsunuz? Bilim adamlarını rahat bıraktığınız takdirde, dini inançlara dayalı görüşleri bilimsel konuların anlatılması gereken ders kitaplarına koyacaklarını mı sanıyorsunuz?

Bu konuda tabiki bir de Mustafa Akyol var. Kendisi yerli AT savunucularının başında gelir. Bu konuyla ilgili yazdığı yazıda şöyle demiş:
[...] dolayısıyla söz konusu "700 Akademisyene" bir çağrıda bulunuyorum: Gelsinler, kamuoyu önünde meseleyi tartışalım. Birer bilim adamı olduklarına göre, Darwinizm'e yönelik eleştirileri sansürle değil bilimsel tartışma yöntemiyle susturmaya çalışmalılar.
Aslında Mustafa Bey kamuoyu önünde tartışalım derken bunun ABD'deki gibi kolay olmadığını biliyor. Ülkemizde maalesef ucundan köşesinden dini değerlere dokunabilecek şeylerin televizyonlarda tartışılması pek kolay değil. Bunu yapacak kişilerin can güvenliğini kimse garanti edemez. Biri çıkıp "dinime sövdü" diyerek bu kişilere saldırabilir. Mustafa Bey de bunu biliyor ve bunun verdiği güçle konuşuyor.

Ayrıca Mustafa Bey her zaman yaptığı gibi aslında olmayan ve yaratılışçılar tarafından anlam kargaşası yaratmak ve akılları bulandırmak için kullanılan 'darwinizm' terimini kullanıyor. Bu akademisyenler darwinist falan değil. Bu akademisyenler dini dogmaların bilim derslerinde okutulmasına karşı çıkıyorlar ve modern bilimin doğrularının derslerde anlatılmasını istiyorlar. İnsanlara darwinist, materyalist, ateist diyerek hedef göstermekten vazgeçilmesi lazım artık. Bu insanlar bildiride isteklerini çok açıkça ifade ediyorlar. Ortaçağ zihniyetindeki bilimin dine dayalılığını anımsatan bir olgunun ortadan kaldırılmasını istiyorlar. Mustafa Akyol'un söylediği gibi evrim eleştirilerinin sansürlenmesi gibi birşey söz konusu dahi değil. Yaratılış evrim eleştirisi falan değil düpe düz dini bir dogmadır. Bunun fen bilgisi ve biyoloji ders kitaplarından çıkarılmasını istemek kesinlikle bilimsel bir bilginin sansürlemesini istemek değildir.

Kısacası yanlışlanması ve doğrulanması kesinlikle mümkün olmayan "Tanrı" kavramına dayanan her türlü görüşünün ders kitaplarından çıkarılması bilimin gereğidir. Yanlışlanması ve doğrulanması mümkün olmayan, test edilemeyen görüşlerin bilimde yeri yoktur. Yani Tanrı kavramı ve ona dayanan hiçbir görüşün bilimde ve bilimsel eğitim veren okullarda yeri yoktur. Umarım en kısa sürede bu yanlıştan dönülür ve bilimselmiş gibi gösterilen dogmatik görüşler ders kitaplarından çıkarlır.

77 Comments:

Adsız said...

Sayin Da Vinci,

Aklı başında insanların varolduğunu bilmek o kadar güzel ki.

Delinin bir kuyuya bir taş atmış 50 akıllı çıkaramamamış.

Yaratılış veya AT'yi savunanlar, bilimadamlarını "bilim dışılık"la suçluyorlarlar, dogmatizmi yıkmayı amaç edinmiş insanları "dogmatik" olmakla suçluyorlar.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış terimi hayata geçiyor.

Aslında bu kişilere verilecek en güzel cevap, uzman bir kurulun hazırladığı evrim teorisiyle ilgili bilgilendirici bir kitap olacaktır.

Bu kitaba da cevaplar yazacaklar, kendi akıllarınca sağdan soldan alıntılar yapıp bilimsel gerçekleri çürüttüklerini zannedecekler.

Önemli değil.

Yeter ki bu çalışma yapılsın ve insanlar dogmaları değil gerçekleri görsün.

zsertan said...

kendiniz çalıp kendiniz oynayın..!

artık kim üzerine alınırsa :)

Da Vinci said...

zsertan ve onun gibilere,

Bundan sonra yazıyla ilgili olmayan, şaklabanlık ürünü olan yorumların tamamı silinecektir. Ona gören yazın yani. Sonra yazımı niye siliyosun diye ağlamayın.

Bu arada ortada ne çalan var ne de ayı oynatan. Siz kendinizi bizim ufak bir azınlık olduğumuz yalanıyla kandırmaya devam edin.

Da Vinci said...

Sayın Anonymous,

"Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış terimi hayata geçiyor" demişsiniz. Gerçekten çok doğru bir tespit. Adamlar utanmadan bir de evrimi savunan bilim adamlarını dogmatik olmakla suçluyor. Resmen şaka gibi. "Bilim evrimi zaten çökertti" gibi bir yalan ortaya atıyorlar ve bu yalana kendileri de inanıyor. Daha sonra da evrimi savunanları dogmatik olmak suçluyorlar. İnanılacak gibi değil. Sanki ortada yaratılışı gösteren bilimsel veriler varmış da bilim adamları bunları görmezden geliyormuş gibi bir hava estirmeye çalışıyorlar. Gerçekten de çok ilginç bir olay.

Dinlere inanan ve kutsal kitaplarında yazanların Tanrının sözü olduğunu ve mutlak doğrular olduğunu düşünen insanlar nasıl olup da evrimi savunanları dogmatik olmakla suçluyor anlamak mümkün değil. Aslında bu insanlar dinlerin dogmatik olmadığını düşünüyorlar. Dinlerin bilimsel gerçekler olduğunu ve bunlara inanmanın dogmatik birşey olmadığını düşünüyorlar. Tek kelimeyle komedi. Bu durumu açıklayacak daha uygun bir kelime bulamıyorum.

zsertan said...

sayın davinci,

bir önceki yazdığımı neden üzerinize alındınız? İlginç..! Bunu yaratılışcılara söylemiş olamaz mıyım sizce? Ama üzerinize alındığınıza göre, sizi kıramayacağım üzerinize alınmanızda bir mahzur yok ve sizi rahatlatıp huzura kavuşturacaksa istediğiniz kadar bana şaklaban diyebilirsiniz.

Şaklaban ifadesine kimin yakıştığını tarih belirleyecek, azıcık sabırlı olun. Kendinizi tarih kadar belirleyici hissediyorsanız, size "iyi tatminler!" demekten başka diyecek bir şey kalmaz..

Ayrıca, Sansürleme mekanizmanıza hayran kaldığımı belirtmeliyim. Darısı, ateist.org'un başına. Bunu sizin okumanız yeterli, blogunuzda yayınlanmasının önemi yok. Yayınlamayacağınıza eminim. Sonra linkini verdiğiniz Mustafa Akyol'un sitesinde, durup durup sansürleme yapıldığını çığıranlara bu örneği rahatlıkla verebilirim. Yayınlarsanız da sırf son cümlemden ötürü yayınlarsınız.!

Da Vinci said...

zsertan,

Gerçekten çok komiksin. Neden üstüne alınmışsın demişsin bir de utanmadan. Ben bir yazı yazmışım altına destekleyici bir mesaj gelmiş, sen de "kendiniz çalıp kendiniz oynayın" diyosun ve sonra da neden üzerinize alındınız diyosun. İlginç yani...

Ben kimseye şaklaban demedim, konuyla alakasız ve şaklabanlık ürünü yorumların silineceğini söyledim.

Ne sansüründen bahsettiğini anlamadım ve anlamak da istemiyorum. Belki ki kendi çapında eğleniyorsun. Sana iyi eğlenceler.

Bunu son defa söylüyorum. Eğer bu yazıma cevap vermek istiyorsan email atıp verebilirsin. Ama burda ana yazımla ilgili olmayan birşeyler olursa direk sileceğim. Kişisel mesajlarınızı email ile gönderebilirsiniz.

Adsız said...

"Yanlışlanması ve doğrulanması mümkün olmayan, test edilemeyen görüşlerin bilimde yeri yoktur" diyorsunuz.Bilimsel bir teori olduğuna göre 'evrim teorisi'nin yanlışladığı/doğruladığı,test ettiği görüşler olması gerek.Rica etsem bu konuda örnek gösterebilir misiniz?



İsteğiniz yerine getirilmiştir sayın Da Vinci.Söz sizde....



Saygılarımla
B.E.

Da Vinci said...

Sayın B.E,

Sonunda inadınızdan vazgeçip sorunuzu burada sormanıza sevindim. Sorunuzu memnuniyetle cevaplayacağım.

İlk önce şu yanlışlanabilirlik ve test edilebilirlikle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Bilimde ortaya atılan görüşlerin yanlışlanabilir olması gerekir. Mesela siz bana "Tanrı vardır" derseniz ben sizin bu iddianızı yanlışlayamam. Yani kesinlikle Tanrının olmadığını kanıtlayamam. İşte bu sebeple Tanrının varlığı bilimsel bir argüman değildir. Bilimsel bir argümanın yanlışlanabilir olması gerekir. Gözlem, deney veya testlerle bir şekilde yanlışlanabilir olması gerekir. Yanlışlanma imkanı olmayan bir görüş bilimsel değer taşımaz. İşte bu sebeple Tanrının varlığı bilimsel bir değer taşımaz.

Ayrıca bir argümanın bilimsel olarak doğru kabul edilmesi için doğruluğunu gösteren verilerin de olması gerekir. Yani argümanı destekleyen bilimsel veriler olması gerekir. Tekrar Tanrının varlığı düşüncesine gelirsek, bu görüşün yanlışlığı gösterilemeyeceği gibi doğruluğunu gösteren bilimsel kanıtlar da yoktur. Yani sonuç olarak Tanrının varlığına dayalı hiçbir görüş bilimsel olarak bir değer taşımaz.

Şimdi gelelim Evrim Teorisine. Evrim teorisi hergün test edilmektedir. Paleantropologlar, paleontologlar biyologlar, biyokimyacılar hergün evrim teorisiyle ilgili konularda araştırmalar yapmakta ve bilimsel anlamda yeni bilgiler bulmaktadırlar. Bu bilgiler hergün evrim teorisini test etmektedir aslında. 150 yıldır bu tür çalışmalar sürmektedir ve evrim düşüncesiyle çelişen, evrimin olamayacağını gösteren hiçbir bilimsel veri bulunamamıştır.

Evrim teorisinin yanlışlanması mümkündür. Çok basit bir örnek vereyim. Mesela 500 milyon hatta o kadara da gerek yok 100 milyon yıllık bir modern insan (Homo sapiens) veya Homo cinsine ait başka bir canlının fosili evrim teorisinin şimdiki halini yanlışlamak için yeterli olacaktır. Bunun gibi birçok örnek verilebilir. Artık onları sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Darwin doğal selekyiona dayalı evrim teorisini ortaya attığı zaman kalıtım ile ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Mesela gelecek yıllarda kalıtım bilimiyle ilgili elde edilen bilgiler Darwin'in düşüncelerinin mümkün olmadığını gösterebilirdi ama böyle birşey olmadı. Tam tersine genetik biliminin gelişmesiyle birlikte Evrim teorisi daha da sağlamlaştı. Mutasyon, gen akışı (gene flow), genetik sürüklenme (genetic drift), gen kopyalaması (gene duplication) gibi kavramlar Evrim teorisinin bir parçası haline geldi ve canlıların evrimleşmesi sürecinin açıklanmasında kullanılmaya başlandı. Bunlar hep bilimsel olarak gözlemlenebilen şeylerdir.

Yeni türlerin diğer türlerden evrimleştiği düşüncesi de fosil bulguları ve genetik araştırmalarıyla desteklenmektedir. Evrim teorisine göre her tür başka bir türden evrimleşmiştir. Mesela insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların ortak atadan evrimleştiği düşünülmektedir. Büyük kuruksuz maymunlar ailesine goriller, orangutanlar, şempanzeler ve insanlar girer. Bunların hepsinin ortak bir atadan evrimleştiği düşünülür. Bunlar içinde de insanlar ile şempanzeler en yakın akrabalardır. Bu türler arasındaki akrabalığı hem fizyolojik hem de genetik benzerliklerinden anlayabiliyoruz. İnsan genomu ile şempanze genomu çok büyük (kaba olarak %98-99 civarında) benzerlikler göstermektedir (1). Ayrıca insan ve şempanze genomuyla ilgili ilginç bir bilgi daha vermek isterim. Şempanzelerde (orangutan ve gorillerdeki gibi) 24 çift kromozom vardır. İnsanlarda ise 23 çift kromozom vardır. Yapılan araştırmalar insanlardaki 2 numaralı kromozomun, şempanzelerdeki 2A ve 2B kromozomlarının birleşimi olduğunu göstermiştir (2). Normalde kromozomların uçlarında olan telomerlerin insanlardaki 2 numaralı kromozomun ortasında olduğu gözlemi bilim adamlarını, bu kromozomun 2 kromozomun birleşimi ile oluştuğu sonucuna götürmüştür. Bu gözlemler insanlar ile şempanzelerin ortak bir atadan geldiği tezini oldukça sağlamlaştırmıştır.

Burda yanlışlanabilirlik konusuna dönersek, mesela insanlarla akraba olması ihtimali olan hiçbir canlı olmasaydı veya fosil kayıtların Homo cinsine dahil birçok farklı tür bulunmuş olmasaydı bu, evrim düşüncesine bir darbe olurdu. O zaman "nerden geldik? nasıl oluştuk?
nasıl varolduk?" diye kara kara düşünürdük ve evrim düşüncesi buna bir cevap bulamazdı. Ama yaşayan akraba canlılar ve fosil kayıtlarındaki geniş akraba canlılar listesi nasıl oluştuğumuzu çok net olmasa da oldukça iyi bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum sadece insanlar için değil birçok canlı türü ve grubu için geçerlidir.

Sayın B.E,

Sorunuzda sormuş olduğunuz şeylere yeteri kadar değindiğimi düşünüyorum. Aslında bu çok geniş bir konu olduğu için burda kesme kararı aldım. Ama sizin ayrıca sormak istediğiniz şeyler varsa cevaplamak isterim.


Referanslar:
1. Chimpanzee Sequencing and Analysis Consortium (2005). Initial sequence of the chimpanzee genome and comparison with the human genome. Nature 437: 69-87. (1 September 2005)
2. IJdo JW, Baldini A, Ward DC, Reeders ST, Wells RA, Origin of human chromosome 2: an ancestral telomere-telomere fusion. Proc Natl Acad Sci U S A 1991 Oct 15;88(20):9051-5

Adsız said...

Sayın Da Vinci;

Cevabınız için çok teşekkür ediyorum.Asabi tavrınızı da terk ettiğinize sevindim...


"Mesela insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların ortak atadan evrimleştiği düşünülmektedir. Büyük kuruksuz maymunlar ailesine goriller, orangutanlar, şempanzeler ve insanlar girer. Bunların hepsinin ortak bir atadan evrimleştiği düşünülür. Bunlar içinde de insanlar ile şempanzeler en yakın akrabalardır. Bu türler arasındaki akrabalığı hem fizyolojik hem de genetik benzerliklerinden anlayabiliyoruz. İnsan genomu ile şempanze genomu çok büyük (kaba olarak %98-99 civarında) benzerlikler göstermektedir." diyorsunuz,sizi kızdırabilir ama yine de söylemeliyim ki bu ifadelerden sonra hiç alışık olmadığım bir tarzda kocaman bir kahkaha ile gülüvermişim.Ama hemen ciddiyetimi toplayıp bilgilenmek için okumaya devam ettim.Bu arada belirtmeden edemeyeceğim;genomlarımız %98-99 oranında benzeşiyor diye kendimi 'kuyruksuz maymunlar'dan evrimleşmiş gibi hissedemiyorum!!Zira bırakın genomdaki %1-2 lik sapmayı tek bir aminoasitin bile ne gibi sonuçlar doğurduğunu siz benden iyi biliyorsunuzdur.Bir de şu var ki,ben genomik olarak insanlara en çok benzeyen canlıların 'domuzlar' olduğunu biliyorum.Bu durumda domuzlardan evrimleşmiş olabilir miyiz?





"Burda yanlışlanabilirlik konusuna dönersek, mesela insanlarla akraba olması ihtimali olan hiçbir canlı olmasaydı veya fosil kayıtların Homo cinsine dahil birçok farklı tür bulunmuş olmasaydı bu, evrim düşüncesine bir darbe olurdu.O zaman "nerden geldik? nasıl oluştuk?
nasıl varolduk?" diye kara kara düşünürdük ve evrim düşüncesi buna bir cevap bulamazdı. Ama yaşayan akraba canlılar ve fosil kayıtlarındaki geniş akraba canlılar listesi nasıl oluştuğumuzu çok net olmasa da oldukça iyi bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum sadece insanlar için değil birçok canlı türü ve grubu için geçerlidir."





Siz 'fosil' diyorsunuz ama bunların asılsız olduğu gösterildi diye biliyorum ben.Ama kabullenmek istenmemesinin nedeni yukardaki ifadenizde gizli yanılmıyorsam.

Bir de şu konuya açıklık getirmenizi rica edeceğim:"Mesela insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların ortak atadan evrimleştiği düşünülmektedir."Peki bu 'ortak ata' kimlerden evrimleşmiş,nerden gelmiş dünya üzerine?



Şimdilik merak ettiklerim bu kadar.







Saygılarımla;
B.E.

Da Vinci said...

B.E. demiş: "...sizi kızdırabilir ama yine de söylemeliyim ki bu ifadelerden sonra hiç alışık olmadığım bir tarzda kocaman bir kahkaha ile gülüvermişim.Ama hemen ciddiyetimi toplayıp bilgilenmek için okumaya devam ettim.Bu arada belirtmeden edemeyeceğim;genomlarımız %98-99 oranında benzeşiyor diye kendimi 'kuyruksuz maymunlar'dan evrimleşmiş gibi hissedemiyorum!!Zira bırakın genomdaki %1-2 lik sapmayı tek bir aminoasitin bile ne gibi sonuçlar doğurduğunu siz benden iyi biliyorsunuzdur.Bir de şu var ki,ben genomik olarak insanlara en çok benzeyen canlıların 'domuzlar' olduğunu biliyorum.Bu durumda domuzlardan evrimleşmiş olabilir miyiz?"

Neden kızayım ki? Tam tersine ben de bol bol güldüm. Bir de bunun üzerine bilgisizliğinizi görünce şaşırdım. Daha sonra da bilmediğinizin farkında olmayıp konuyu iyi bildiğinizi sandığınızı görünce sizin adınıza üzüldüm.

İnsan genomu ile şempanze genomunun %98-99 benzer olmasının sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olması genetik ve biyoloji hakkındaki bilgisizliğinize verip geçiyorum. Domuzlarla ilgili biliyorum dediğiniz şey ise kesinlikle yanlış. Ayrıca öyle olsaydı da domuzdan evrimleştik demezdik, domuzlar ile ortak bir ataya sahibiz derdik. Ama genetik olarak en yakın canlı şempanzeler olduğu için şempanzeler ile ortak ataya sahibiz diyoruz.


B.E. demiş: "Siz 'fosil' diyorsunuz ama bunların asılsız olduğu gösterildi diye biliyorum ben.Ama kabullenmek istenmemesinin nedeni yukardaki ifadenizde gizli yanılmıyorsam."

Heralde siz hâlâ Harun Yahya'nın ayyuka çıkmış yalanlarını gerçek sanıyorsunuz. HY'nin özellikle insan evrimiyle ilgili yalanlarını görmek için İnsan Evrimi ve Yaratılışçılık ve Yaratılışçı yalanlara cevaplar 3 başlıklı yazılarımı okumanızı öneririm.

"Bu fosiller asılsız" gibi komik argümanları artık bırakma zamanı gelmedi mi? Komik oluyor çünkü. Asılsız olan nedir?


B.E. demiş: "Bir de şu konuya açıklık getirmenizi rica edeceğim:'Mesela insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların ortak atadan evrimleştiği düşünülmektedir.' Peki bu 'ortak ata' kimlerden evrimleşmiş,nerden gelmiş dünya üzerine?"

Heralde uzaydan gelmedi, elbette o da başka bir türün evrimi sonucu oluştu. Ama ortada olmayan bir canlının ortada olmayan ataları üzerine yorum yapmam mümkün değil. Yani böyle bir yorum yapabilmemiz için gerekli bilgi elimizde yok. Zaten canlının evrimiyle ilgili ayrıntılı bilgi edinmemiz mümkün değildir. Hele bir de bu canlı şimdi yaşamayan soyu tükenmiş hatta elimizde fosili bile bulunmayan bir canlı ise...

Son mesajınızdan sonra merakınızı hiçbir zaman tam anlamıyla gideremeyeceğim hissine kapıldım. Çünkü Harun Yahya'nın yalan, bilim dışı yazılarını kaynak olarak aldığınızı gördüm. Ben ne kadar bunların tersini kanıtlayan bilimsel verileri size versem de siz bunları kabul etmeyeceksiniz ve HY'nın söylediklerini bilimsel gerçeklermiş gibi kabul edeceksiniz diye tahmin ediyorum. Umarım böyle değildir ve yanılıyorumdur.

Bu arada yukarda linkini verdiğim iki yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu yazılar HY'nın kaynak olarak kullanılamayacağını göstermesi açısından önemli. Yalan söylemeyi ve bilimsel verileri kasıtlı olarak yanlış aktarmayı alışkanlık haline getirmiş birinin argümanları kullanmak onun yaptığı sahtekârlığa çanak tutmak hatta ortak olmaktır. Bence HY'nın argümanlarını kullanmadan önce biraz araştırın bunlarda gerçeklik payı varmı diye, internette ufak bir araştırma yapın bakın.

ahmet said...

bay davinci size bikaç kelam edecem hani darwinin doğal seleksiyon saçlamılığı varya ona göre evrimleşen tür hayatta kalır evrimleşemeyn kalamz demi.ki zaten doğal seleksiyon çevre koşullarına uyum sağlayanların hayatta kalması ve onlardan yeni bir tür oluşmasıdır.soruma yanıt verin madem insanlar maymunlardan geliyorlar maymun türleri neden yok olmamıştır.diyelimki maymunlar yok olmadı peki neden birtek ortalıkta insanların sözde atası yani maymunlar ortalıkta geziyoda nebiliyim aslanınki kaplanınki karganınki ortalıkta gezmiyo.siz şimdi buna bi cevap uydurun uydurabilirseniz sonra daha bunun gibi sizi çürütecek 100 lerce yazım olacak.haa şunuda belirtmeden geçmiyim madem evrim gerçektide neden evrimci bilim adamları hep sahte sahte fosiller ortya atmışlardır onuda bi yanıtlayın.ben size daha çok yazarım

ahmet said...

size bi soru siz insanın gen haritası gibi maymunlarınkinide çıkarttınızmıda maymununkiyle 100de 99 aynı diyosunuz bu bir.diyosunuz ki maymunların 48 insanların 46 kromozomu var.kromozomlar canlılar arasındaki akrabalığa kanıtlamaz.örneğin patates ve moli balığının kromozom sayısı da 46 dır dikkatini çekerim 48 değil 46.o zaman bende idda ediyorum biz bi patataestik ondan geliyoz.ha bazı kişiler kendini maymuna benzetebilir onada saygı duyarız e adamlar nasıl olsa her aynaya baktıklarında maymun görüyorlar.aaahhhaaaaaaa

ahmet said...

eğer biyolojiden anlıyosan sana bi soru daha bana bir tek mutasyon gösterki yapıcı olsun yıkıcı değil.mutasyonlar canlı geninde bozukluğa yol açan olaylardır.nasılki bi adam radyasyona maruz kaldıktan sonra yayılan ışınlar o kişinin dna sında bozulmalara yol açtıktan sonra okişinin vücudunda normalin aksine çok kötü sonuçlar doğuran olaylar geliyosa evrimde mutasyonlarla oluşmuşsa bu bilgi çürütülmüştür haberin olsun.yani size göre bi adam gidiyo radyasyondan dolayı mutayona uğruyo ve adam brad pitte dönüşüyo.siz bana böyle bi olay gösterinde bizde size inanalım.japonyaya atılan atom bombasının yaydığı alfa ışımaları insanların genetik yapılarını bozmuş onlarda mutasyona yol açmış ve sonrdan gelen nesiller bu mutasyonlar sonucu sakat doğmuştur yani homozigot genotipine sahip bir japondan sarışın mavi gözlü bir çocuk dünyaya gelememiştir doğan çocuklar hep yanlış veya eksik olark dünyaya gelmiştir.

ahmet said...

sen eğer bugün o istanbulda koltuğuna oturabiliyosan bilki bu istanbulu peygamber hadisi üzerine feth eden fatih sultan mehmedin ve sonrda bu yurdu kurtarmak için canlarını çekinmeden ortaya koyan müslüman türk toplumunun sayesindedir.sorarım sana materyalist felsefeyi benimseyen hangi insan vatan uğruna ölebilir.mesela sen bu vatan için ölebilirmisin.sen burda bu saçmalıkları yazark sırf sen rahat edesin sırf senin adın kevin johnny olmasın diye savaşan müslüman atalarının kemiklerini sızlattığınıda biliyormusun.çanakkale harbini biliyormusun fedakar tür milleti bir elinde kuranı kerim okuyarak cepheyi beklediğini ve Allah uğruna vatan uğruna gözünü kırpmadan can verdiğini biliyomusun.senin atam dediğin maymunlar değil işte bu yürekli ve imanlı şanlı türk ordusudur şuan senin evinde rahatça oturup bunları yazmanı sağlayan.düşün bakalım o savaşlar nasıl kazanılmış bizden sayıca ve cephane olarak çok üstünn olan düşmanları nasıl yurttan temizleyip kovmuşuz.işte biz buna iman diyoruz.ben bu vatan uğruna gözümü kırpmadan canımı veririm ama sizin gibiler ne yapar öldükten sonra sadece toprak olarak kalcağına inanan kişiler bunu yapbilrimi.oturun bunu düşünün.darwin dediğiniz adamın türkler hakkında neler yazdığını.ben yazıyım size;Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde TÜRK BARBARLIĞINA karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, BU TÜR AŞAĞI IRKLARIN çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından ELİMİNE EDİLECEĞİNİ (YOK EDİLECEĞİNİ) görüyorum." (Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Vol. I, 1888. New York: D. Appleton and Company, s. 285-286)
şimdi sen git darwinin doğum gününü kutla.

ahmet said...

hitlerin onca insanı darwinin teosrisine göre katlettiğinide biliyormusun.doğal seleksiyon denilen şey hitler sarışın ve renkli gözlüler hariç diğer insanları öldürdüğü ve pek saygıdeğer darwinin doğal seleksiyonunu uyglayaraktan bundan sonraki nesillerin hep sarışın ve renkli gözlü ırklara olacağına inanmasından onca insan hiç günahsız yere katledilmiştir.peki biliyomusunuz Lenin neler yapmıştır insanlar rahata ulaştıkları için evrim geçirip maymundan insana dönüştüklerini düşündüğü için onlara kıtlık vererek onları zor koşullara iterek onların tekrar maymuna dönüşeceğini düşünerekten binlerce insan yine katledilmiştir.sizde bütün bunlara sebebiyet veren siz türk milletini aşağılık bir ırk olarak gören darwinin doğum gününü kutlayın.tebrik ederim ey türk gençliği.atanıza çok layık oluyorsunuz

Da Vinci said...

ahmet demiş: "...hani darwinin doğal seleksiyon saçlamılığı varya ona göre evrimleşen tür hayatta kalır evrimleşemeyn kalamz demi."

Böyle birşey yok. Bu sizin evrim konusundaki bilgi eksikliğinizden kaynaklanan birşey. Eğer bir değişiklik bir canlıya avantaj sağlıyorsa yeni nesillere aktarılacaktır ve o türe ait daha fazla canlıda bulunacaktır. Ama bu, o özelliğe sahip olmayan diğerlerinin yok olmasını gerektirmek zorunda değildir. Mesela tam dik yürüyemeyen bir canlıyı düşünelim. Bu canlı leğen kemiğinin daha dik yürümeye uygun hale gelmesine neden olan bir mutasyona uğrasın. Bu özelliği ona hayatta kalmada ve üremede avantaj sağlarsa bu özellik tür içinde daha fazla bireyde görülecektir. Ama bu diğerlerinin yok olmasını gerektirmez. Bir türe ait canlıların tamamı aynı ortamda yaşamak durumunda değildir. Türün diğer bireylerinden coğrafik olarak izole edilmiş olduklarını düşünürsek bir yerde yeni bir tür oluşurken önceki türe ait bireyler dünyanın başka bir yerinde varlıklarını sürdürmeye devam edecektir.

Aslında sizin bu argümanınızın ne kadar temelsiz olduğunu şöyle göstereyim. Bu argüman, Amerika'da ICR ile birlikte en önemli (yaratılışçılığın en önemli savunucularıdır) iki yaratılışçı organizasyondan biri olan Answers in Genenis'in (AiG) internet sitesindeki Arguments we think creationists should NOT use yani "yaratılışçıların kullanmamaları gerektiğini düşündüğümüz argümanlar" başlıklı bölümünde bulunuyor. Yani işi biraz bilen yaratılışçılar bu tip komik ve çürütmesi basit argümanları kullanmamanızı tavsiye ediyorlar. Heralde sen de burdaki mesajı almışsındır.


ahmet demiş: diyelimki maymunlar yok olmadı peki neden birtek ortalıkta insanların sözde atası yani maymunlar ortalıkta geziyoda nebiliyim aslanınki kaplanınki karganınki ortalıkta gezmiyo.">"diyelimki maymunlar yok olmadı peki neden birtek ortalıkta insanların sözde atası yani maymunlar ortalıkta geziyoda nebiliyim aslanınki kaplanınki karganınki ortalıkta gezmiyo."

Sen daha en basit şeyi anlamamışsın. İnsanın atası maymun değildir. İnsanlar ile büyük kuyruksuz maymunlar ortak atadan evrimleşmiştir ve ortak ata bugün yaşamamaktadır. O ortak ata maymun değildir ama insana ve büyük kuyruksuz maymunlara benzediğine şüphe yok.


ahmet demiş: "haa şunuda belirtmeden geçmiyim madem evrim gerçektide neden evrimci bilim adamları hep sahte sahte fosiller ortya atmışlardır onuda bi yanıtlayın."

Yüzbinlerce fosil içinde 3-5 tanesinde sahtekârlık yapılmış ve bunlar gerçek bilim adamları tarafından ortaya çıkarılmıştır. Zamanın teknolojisiyle anlaşılması mümkün olmayan bazı düzenbazlıklar yeni teknolojilerin bulunmasıyla su yüzüne çıkarıltılmıştır. Bunlar anlaşıldıktan sonra da bu fosiller kullanılmamıştır elbette. Burda ne gibi bir sorun var? 3-5 sahtekârın yaptıkları heralde geriye falan yüzbinlerce gerçek fosili değersiz kılmaz öyle değil mi? Eğer o sahte 3-5 fosil sanki gerçekmiş gibi hâlâ kullanılıyor olsa dediğiniz doğru olabilirdi ama böyle birşey kesinlikle söz konusu değildir.


ahmet demiş: "size bi soru siz insanın gen haritası gibi maymunlarınkinide çıkarttınızmıda maymununkiyle 100de 99 aynı diyosunuz bu bir."

Ben bunları kafamdan uydurmuyorum. Onu yazarken kaynağını da verdim. Online bedava oalrak ulaşılabiliyor o kaynağa. Eğer çok merak ediyorsan girip bakabilirsin.


ahmet demiş: "diyosunuz ki maymunların 48 insanların 46 kromozomu var.kromozomlar canlılar arasındaki akrabalığa kanıtlamaz.örneğin patates ve moli balığının kromozom sayısı da 46 dır dikkatini çekerim 48 değil 46.o zaman bende idda ediyorum biz bi patataestik ondan geliyoz."

Elbette sadece kromozom sayısına bakarak canlılar arasında akrabalık olduğu sonucuna varılamaz. Zaten kimse böyle birşey iddia etmedi. Eğer benim o yazımda söylediklerimi iyi okusaydın ne demek istediğimi anlayabilirdin. Normalde kromozonların uçlarında telomer denilen yapılar vardır. Ama yapılan araştırmalarda insanlardaki 2 numaralı kromozomun ortasında bir yerlerde telomer olduğu görülmüştür. Bu da insanlardaki 2 numaralı kromozomun iki kromozomun birleşmesiyle oluştuğunu göstermektedir. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır ve bilinen bir gerçektir. O yazımda bunun kaynağını da verdim. Hatta bilimsel makalenin pdf dosyasına ulaşabileceğiniz adresi bile verdim. Çok meraklı olanlar alıp makaleyi inceleyebilir. Yani insandaki kromozom 2, şempanzelerin 2A ve 2B kromozomlarının birleşimidir. Ben uydurmuyorum, bilimsel araştırmaları yapan bilim adamları bu sonuca varıyor.

%98-99'luk benzerlik kromozom sayısına bakarak değil, genom üzerinde yapılan teker teker nükleotidler incelenerek yapılan uzun araştırmalar sonucunda varılıyor. Yani patatesin veya moli balığının kromozom sayısının konuyla hiçbir ilgisi yok. Önemli olan genom içindeki genetik bilgidir. Şempanzeler ile insanlardaki benzerlik genetik bilgidedir.

Ama kromozom sayısının da hiçbir anlamı yok diyemeyiz. Mesela insanda 46 krmozom varken şempanzede 146 kromozom olsaydı böyle bir akrabalıktan bahsetmek mümkün olmazdı diye tahmin ediyorum. Ama insandaki 2 numaralı kromozomun iki kromozomun birleşmesiyle oluştuğunun bilinmesi bu akrabalık tezini desteklemektedir.


ahmet demiş: "eğer biyolojiden anlıyosan sana bi soru daha bana bir tek mutasyon gösterki yapıcı olsun yıkıcı değil."

Sadece bir tane değil birçok örnek vereceğim buna. Hem örneği hem de bilimsel kaynağını da vereceğim.

1. Mutasyon sonucu naylonu parçalama özelliği kazanan bakteri (1).
2. Mutasyon sonucu HIV enfeksiyonlarına ve AIDS'e karşı direnç kazanan insanlar (2,3).
3. İnsan kemiklerinin daha sağlam olmasına sebep olan mutasyon (4).
4. İnsanların kalp hastalıklarına karşı daha dirençli olasını sağlayan mutasyon (5).
5. Tek hücreli yaşamdaki yeşil algin çok hücreli yaşama geçmesine sebep olan mutasyon (6).

Aslında daha da fazla örnek verilebilir ama buna gerek olduğunu sanmıyorum. Sen zaten bir tane yeterli demiştin. Gördüğün gibi yararlı mutasyonlar vardır. Zaten kullandığın bu argüman da AiG'nin yaratılışçılara kullanmamalarını önerdikleri argümanlar içinde bulunuyor. Yani kısacası mutasyonların hepsinin zararlı olduğu kötü bir yalandan başka birşey değildir.


ahmet demiş: "darwin dediğiniz adamın türkler hakkında neler yazdığını.ben yazıyım size;Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde TÜRK BARBARLIĞINA karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, BU TÜR AŞAĞI IRKLARIN çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından ELİMİNE EDİLECEĞİNİ (YOK EDİLECEĞİNİ) görüyorum." (Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Vol. I, 1888. New York: D. Appleton and Company, s. 285-286)
şimdi sen git darwinin doğum gününü kutla."


Her zamanki gibi Harun Yahya'nın çeviri sahtekârlığı var ortada. Bu yazının orijinali şöyle:

The more civilised so-called Caucasian races have beaten the Turkish hollow in the struggle for existence. Looking to the world at no very distant date, what an endless number of the lower races will have been eliminated by the higher civilized races throughout the world.

Kaynak: Buraya tıklayın (F. Darwin, ed., The Life and Letters of Charles Darwin. New York, D. Appleton & Co., 1905.)

Ateist forumdan Hacı'nın (kendisi uzun yıllardır Amerika'da yaşıyor onun için çevirisine güvenilebilir) çevirisi şöyle:

Kafkasyalı (beyaz ırk) denen daha medeni ırklar yaşam mücadelesinde Türk yalanını (abartısını) yenmişlerdir. Dünyanın pek uzak olmayan bir tarihte geleceğine bakarsak, sayısız aşağı ırkların üstün uygar ırklar tarafından yok edileceğini görürüz.

Görüldüğü ortada barbarlıktan falan bahsetmiyor. Orda kullanılan "hollow" kelimesinin barbarlıkla falan ilgisi yoktur. HY burda kasıtlı olarak açık bir çeviri sahtekârlığı yapıyor.

Ayrıca sadece avrupalılar medenidir de demiyor sadece "daha medenidir" diyor ki bunda da söylediği zamana bakarsak haksız sayılmaz. Hatta rahatlıkla bunun bugün için de geçerli olduğunu söyleyebilirim.

Bu arada bakıyorum da işin biyolojik kısmını geride bırakıp Hitlere, Lenine falan gelmişsiniz. Ama belli ki Hitlerin konuşmalarında evrimden çok Tanrı'ya vurgu yaptığının, yaptıklarını Tanrı adına yaptığını söylediğinin farkında değilsiniz. Aynı şekilde din adına, Allah adına adam kesenler, terör eylemleri yapanlara ne demeli? Aynı mantıkla sizin de Tanrı'yı ve dinleri reddetmeniz gerekirdi. Gördüğünüz gibi düşünceleri veya inançları kendi amaçlarına göre kötü kullanan insanlar her zaman olabilir. Onun için bu tip komik şeyleri tekrar gündeme getirmemenizi rica edeceğim. Yok Hitler şunu yapmış, Lenin bunu yapmış... Bize ne? Biz burda evrim teorisinin bilimsel değerini tartışırken onların ne yaptığının ne önemi olabilir. Ayrıca yukarda da belirttiğim gibi Darwin Türkler için kesinlikle aşağılık ırk falan dememiştir, medeniyet seviyesi olarak aşağı demiştir ki çöküş dönemindeki Osmanlıların medeniyet olarak hangi seviyede bulunduğunu tartışmayı gereksiz buluyorum.

Bundan sonra yazacaklarını iyice düşünüp tek bir mesajda yazarsan sevinirim. Böyle arka arkaya 5 mesaj göndermek yerine tek mesajda herşeyi söylemek daha iyi diye düşünüyorum. Bir de şu son iki mesajında baya alakasız konulara değinmişsin. Birçoğuna cevap verme gereği bile duymadım. umarım aynı şeyleri tekrar tekrar yazmazsın. Burda bilimsel anlamda evrim yaratılış tartışılırken bu tip şeylerin bu tartışma içinde yeri olmadığını düşünüyorum. Belki başka bir konulu tartışmada olabilir ama evrim tartışmasında bunların yeri yok.

Şimdi gelelim yaratılışa. Sen durmadan sorular sordun. Şimdi sıra bende. Bana bütün canlıları bugün oldukları gibi Tanrı'nın yarattığını gösteren bilimsel bir kanıt gösterebilir misin? Veya bana yaratılışın nasıl birşey olduğunu anlatabilir misin? ve bunu destekleyen bilimsel bir kanıt var mıdır?



Referanslar:
1. Prijambada, I. D., S. Negoro, T. Yomo and I. Urabe. 1995. Emergence of nylon oligomer degradation enzymes in Pseudomonas aeruginosa PAO through experimental evolution. Applied and Environmental Microbiology 61(5): 2020-2022.
2. Dean, M. et al. 1996. Genetic restriction of HIV-1 infection and progression to AIDS by a deletion allele of the CKR5 structural gene. Science 273: 1856-1862.
3. Sullivan, Amy D., Janis Wigginton and Denise Kirschner. 2001. The coreceptor mutation CCR5-delta-32 influences the dynamics of HIV epidemics and is selected for by HIV. Proceedings of the National Academy of Science USA 98: 10214-10219.
4. Boyden, Ann M., Junhao Mao, Joseph Belsky, Lyle Mitzner, Anita Farhi, Mary A. Mitnick, Dianqing Wu, Karl Insogna, and Richard P. Lifton. 2002. High bone density due to a mutation in LDL-receptor-related protein 5. New England Journal of Medicine 346: 1513-1521, May 16, 2002. http://content.nejm.org/cgi/content/short/346/20/1513
5. Long, Patricia. 1994. A town with a golden gene. Health 8(1) (Jan/Feb.): 60-66.
6. Boraas, M. E., D. B. Seale, and J. E. Boxhorn. 1998. Phagotrophy by a flagellate selects for colonial prey: A possible origin of multicellularity. Evolutionary Ecology 12: 153-164.

ahmet said...

ya bırak bu ayakları kaynak göstermiş.sana diyorumki o adamlar maymunun gen haritasını çıkartmışmı.ilk önce bunu bi söyle

ahmet said...

ayrıca hollow kelimesini aç sözlükten bak bakalım.ne anlamları var riyakar barbar.bi tek ingilizce yi sen bilmiyosun.ayrıca dediğin şeyler bağışıklıkla ilgilidir.nasılki aşıyla insnlar bağışıklık kazanır o dediğin şeylerde aynıdır.örneğin bakteriler aralarında stoplazmik köprü kurarak gen alış verişi yaparlar ve direnç kazanırlar.burda mutasyon yoktur.ayrıca insanlar maymundan evrimleşmiş diyenler acabab benmiydim yoksa darwin amcamıydı.kusursuz bir düzenk olan canlı hücresinin nekadar muazzam bişey olduğunu herkes bilmektedir.bununda bir tesadüfler sonucu ortaya çıkması ancak ahmaklar inanır.ben şimdi size açıklayım.elinizdeki demir parçalarını havaya savurun ve bekleyin istediğiniz kadar ondan sonra o demirlerden birtane BMW X5 çıkarsa ozaman evrim teorisi gerçektir.ben kendi bilgilerimle konuşuyom sizin gibi sağdan soldan elalemin sahte bilgileriyle burda ahkam kesmiyorum.yerçekimi kanunu dünyanın heryerinde ispatlanabilinir bir kanundur.pisagor bağıntısıda ispatlanabilir bir bağıntıdır.ancak siz cansız şeyler kullanarak canlı bir hücreyi oluşturduğunuzda ancak teorinizn kanun olur.e bugüne kadarda hiç bir deliliniz yokki sahte olmasın.saygılar

ahmet said...

ben sorularıma ayrı ayrı cevap almak istediğim için ayrı ayrı yazıyorum.evet vardır.bundan milyonlarca yıl önce yaşamış canlıların fosilleri aynen bugünkü durumlarındadır.örneğin evrimcilerin atın evrim dedikleri sahtekarlıkta kullandıkları atın atasıyla bugünkü atın aynı yıllara ait fosilleri bulunmuştur.ayrıca jurassic park filiminde izlediysen eğer bazı böcekler ağaça reçineleriyle kaplanmış ve hiç bozeulmadan günümüze gelmişlerdir.ve bunlar bugün nasılsa milyonlarca yıl önce aynı olduğu görülmüştür.

ahmet said...

ya bi sorum daha var.nedne insnalar hala evrim geçirmiyolar.yani bilim ilerleyince yazı bulununcamı evrim durdu.ayrıca yazdığım onca şeyden sadece elinde başkalrına ait bilgilerin bulunduğu ki o bilgilerin doğru olmadığı açıktır konulara değinmişsin gerisini pas geçmişsin.

Da Vinci said...

ahmet demiş: "ya bırak bu ayakları kaynak göstermiş.sana diyorumki o adamlar maymunun gen haritasını çıkartmışmı.ilk önce bunu bi söyle"

ahmet arkadaşımız belli ki sinirlenmiş. Nedense genetik karşılaştırma yapılabilmesi için DNA'nın tamamının çıkarılması gerektiği gibi yanlış bir inanca sahip. Böyle birşeye gerek yok. Zaten insan DNA'sının yaklaşın %98.5'i çöp DNA (junk DNA) olarak adlandırılır. Protein kodlama genleri, RNA genleri ve düzenleyici bölgeler asıl önemli olan yerlerdir DNA içinde. Bunlarda insanda %2'den az bir kısmı kaplar. Canlının asıl özelliklerini belirleyen kısımlar da bunlardır zaten. Yani genetik karşılaştırma yapmak için canlının tüm DNA'sının çıkartılmasına gerek yoktur. Yukarda verdiğim kaynağı tekrar veriyorum. Nature dergisinde 1 Eylül 2005 tarihinde çıkan ve araştırma sonuçlarının bulunduğu makaleye buradan bedava olarak ulaşabilirsin. Tabi sen muhteşem engin genetik ve biyoloji bilginle bunu kabul etmeyeceksin. Bu senin seçimin tabiki. İster kabul et ister etme. Bu bilimsel veriler oldukları yerde durmaya devam edecektir. Ayrıca çok merak ediyorsan şempanze gen haritasına da buradan ulaşabilirsin.


ahmet demiş: "ayrıca hollow kelimesini aç sözlükten bak bakalım.ne anlamları var riyakar barbar.bi tek ingilizce yi sen bilmiyosun."

İstediğin İngilizce sözlüğü aç bak. Hiçbirinde "hollow" kelimesinin karşılığı olarak "barbar" göremezsin. Böyle bir yalanı nasıl göz göre göre söylüyorsun anlamıyorum.


ahmet demiş: "ayrıca dediğin şeyler bağışıklıkla ilgilidir.nasılki aşıyla insnlar bağışıklık kazanır o dediğin şeylerde aynıdır.örneğin bakteriler aralarında stoplazmik köprü kurarak gen alış verişi yaparlar ve direnç kazanırlar.burda mutasyon yoktur."

İşte bu güzeldi ahmet. Bunlar mutasyon değildir demişsin bir de çok biliyormuş gibi. Bak bunların hepsi de genlerde oluşan mutasyonlar sonucu canlıya avantaj sağlandığını gösteren örneklerdir. Bunların hepsinde mutasyon olmuştur. Hepsinin bilimsel kaynaklarını verdim. Bunlar sen kabul etmiyorsun diye değişecek şeyler değildir. Sen aynen şöyle dedin yukarda: "eğer biyolojiden anlıyosan sana bi soru daha bana bir tek mutasyon gösterki yapıcı olsun yıkıcı değil." Ben de bir tane değil 5 tane örnek verdim ve daha fazlasını da rahatlıkla verebilirim dedim. Şimdi kalkmış bunlar olmaz diyosun. Komik olmuyor mu ahmet? Sen kendini genetik alanında otorite falan mı sanıyorsun ki bilim adamlarının mutasyon dediği şeye "hayır bunlar mutasyon değil" diyebiliyorsun. Neden bir kere olsun "tamam doğruymuş, yararlı mutasyonlar olabilirmiş" demiyosun? Bir de ettiğin lafa bak, "bunlar bağışıklıkla ilgili mutasyon değil" diyosun. Peki insanlarda kemiklerin daha sağlam olması da mı bağışıklık. Bakterinin naylonu parçalama özelliği kazanması da mı bağışıklık? Kaldı ki bağışıklık olsa ne fark eder? DNA'da mutasyon sonucu bir değişiklik oluşuyor. Bunun sonucu olarak bir şeye farşı bağışıklık kazanılıyor olması, mutasyon olduğu gerçeğini değiştirmez. (hatırlatma olarak bunun AiG'nin kullanılmaması önerilen argümanları arasında olduğunu tekrar belirteyim)


ahmet demiş: "ben kendi bilgilerimle konuşuyom sizin gibi sağdan soldan elalemin sahte bilgileriyle burda ahkam kesmiyorum."

İşte zaten sorun da orda. Senin bilgim dediğin şey Harun Yahya'nın yalanları. Benimkiler ise bilim adamlarının çalışmaları. Ben burda senin gibi kafamdan uydurmuyorum. Ne söylüyorsam bilimsel kaynağını da verebiliyorum. Ben bu konularda uzmanım, herşeyi bilirim flan demiyorum. Ben bilimsel kaynakları araştırıp ona göre yazıyorum. Senin gibi gaipten gelen palavralarla ahkam kesmiyorum.



ahmet demiş: "ancak siz cansız şeyler kullanarak canlı bir hücreyi oluşturduğunuzda ancak teorinizn kanun olur."

Cansız maddelerden canlıların oluşumuyla Evrim teorisinin hiçbir ilgisi yoktur. Evrim teorisi farklı canlı türlerinin nasıl oluştuğunu açıklar. Canlılığın oluşumu farklı bir konudur. Daha bu basit gerçeği bile göremiyorsun. İkisi farklı konular. Bunu anlamak ve kabul etmek bu kadar zor mu? Mesela insan ve şempanzelerin ortak bir atadan evrimleştiğiyle canlıların cansız maddelerden oluşması arasında hiçbir bağlantı yoktur. Evrim ile yaşamın nasıl başladığı farklı konulardır. Artık bunu kabul etsen ve saçma sapan BMW veya Boeing örnekleri vermezsen iyi olur.


ahmet demiş: "bundan milyonlarca yıl önce yaşamış canlıların fosilleri aynen bugünkü durumlarındadır.örneğin evrimcilerin atın evrim dedikleri sahtekarlıkta kullandıkları atın atasıyla bugünkü atın aynı yıllara ait fosilleri bulunmuştur.ayrıca jurassic park filiminde izlediysen eğer bazı böcekler ağaça reçineleriyle kaplanmış ve hiç bozeulmadan günümüze gelmişlerdir.ve bunlar bugün nasılsa milyonlarca yıl önce aynı olduğu görülmüştür."

Bunların tamamı asılsız, temelsiz sadece lafta olan iddialardır. Eğer bu iddialarını destekleyen bilimsel kaynakların varsa göster yoksa daha laf salatası yapma. Ne atlar için söylediklerin doğru ne de böcekler için söylediklerin. Ben burda bütün canlıların evrimsel sürecini anlatmak zorunda değilim ama sen bilimsel kaynaklara dayanarak birşeyler iddia edersen ben de bunların gerçek olmadığını gösteren kaynakları verebilirim. Ama böyle havada kalan spekülasyondan ileri gitmeyen temelsiz iddialarını da ciddiye alarak cevap vermeyeceğim. Ama konuyu merak edenlere Horse Evolution başlıklı makaleyi önerebilirim.


ahmet demiş: "ya bi sorum daha var.nedne insnalar hala evrim geçirmiyolar.yani bilim ilerleyince yazı bulununcamı evrim durdu."

İnsanların evrim geçirmediğini de nerden çıkardın? Evrim uzun bir süreçte gözlemlenebilir. Modern insan ortaya çıkalı henüz yaklaşık 200.000 yıl olmuştur. Bu oldukça kısa bir süredir. Ama kadar sürede bile eminim birçok değişiklik olmuştu. Belki iskelet yapısına bakarak gözükmüyor olabilir ama vücudun iç yapısında değişlikler olmuştur. Ama insanların iç yapısıyla ilgili bilgi dağarcığımız çok yakın zamana dayandığı için 200.000 yıllık sürede oluşan değişimler için birşey söylemek mümkün değil.

Ama insan genomunda araştırmalar 37000 ve 5800 yıl önce beyin büyüklüğüyle ilgili genin verimleştiği göstermektedir (1,2). Ayrıca daha önce kaynaklarını verdiğim bir evrim daha var. Birçok insan mutasyon sonucu AIDS ve kalp hastalıklarına karşı direnç kazanmıştır. Zaman için bu özelliğie sahip olanların insan türü içinde çoğalacağına şüphe yoktur. Elbette bunlar yeni tür değildir ama evrim birikimli bir olaydır. Değişiklikler birikerek artar ve bir noktadan sonra yeni bir tür ortaya çıkar. Bunu için ise çok uzun zaman gerekmektedir. Bizim gözlemeyebileceğimiz kadar kısa sürede insanların evrimleşerek yeni bir tür oluşturacağını düşünmek saflık olur.


ahmet demiş: "ayrıca yazdığım onca şeyden sadece elinde başkalrına ait bilgilerin bulunduğu ki o bilgilerin doğru olmadığı açıktır konulara değinmişsin gerisini pas geçmişsin."

Sen heralde benim yazdıklarımı okumuyorsun. Bütün iddialarına cevap verdim. Sadece Fatih Sultan Mehmet'ten, müslümanlardan falan bahsettiğin komik bölümle ilgili birşey yazmadım. Bu tip saçmalıklara elbette cevap vermeyeceğim. Ama bilimsel konulardaki herşeye cevap veriyorum. Sen de konuları bu tip alakasız yerlere çekmezsen iyi olur çünkü burda tartışılan konuyla alâkası olmayan mesajları siliyorum.



Referanslar:
1. Mekel-Bobrov, Nitzan et al. 2005. Ongoing adaptive evolution of ASPM, a brain size determinant in Homo sapiens. Science 309: 1720-1722.
2. Evans, Patrick D. et al. 2005. Microcephalin, a gene regulating brain size, continues to evolve adaptively in humans. Science 309: 1717-1720.

Da Vinci said...

Bu arada Nature dergisindeki makaleye verdiğim linke girip bakarsanız bu araştırmada 2.8 milyar baz çiftiinden oluşan şempanze DNA'sının %94'ünün kullanılmış olduğunu görürsünüz. Yani yukardaki mesajımda bahsetmiş olduğum çöp DNA bölgeleri de incelenmiştir. Yani sadece protein kodlama genleri, RNA genleri ve düzenleyici bölgelerden oluşan yaklaşık %2'lik bölüm falan incelenmiş değildir. Yanlış anlaşılma olmasın da...

ahmet said...

ya bilimsel kaynak dediğin şey senin gibi evrimi savunan sahtekarların ortaya attıkları sahte bilgiler.ayrıca ben harun yahyadan alıntı yapıp sana bişeyler yazmıyom oturup düşünüyom.ya sen evrim teorisini bilmiyorsun.güzel kardeşim o zaman miller denen adam neden oturmuş sözde amino asit elde etmiş.ha ayrıca CO2 ve C2H2 yani metan gazı kullanılarak sen içinde N atomunun bulunduğu bir bileşik elde edemezsin.ha dersinki U uranyumdan Th elde ediliyo.sana onuda anlatıyım onlar radyoaktif elementlerdir ve atom numarları 86dan büyüktür.ama C O ve N atomları radyo aktif değillerdir.ve bu kimyada bir kuraldır asla bunlar birbirine dönüşemez.buda nasılki yer çekimi kanunu gerçekse aynen gerçektir sen bunada itiraz ette millet sana biyeriyle gülsün.yav neyse işte dediğim bileşikler kullanılıarak ki miller amonyak kullanmıştır kafasına göre N bileşiği olan amino asit oluşamaz.ayrıca ilk defa bi evrimci olarak senden duydum insanın maymundan evrimleşmediğini ve ilk canlı hücrenin evrimin konusu olmadığını.aferim öğreniyosun yavaş yavaş.senin bana sunduğun delil dediğin yazıları yazan kim ben söyliyim maymun kafatasıyla insanınkini birleştirip alın size kanıt diyen sahtekarların torunları arkadaşalrı eşleri veya yoldaşları.hiç boşuna zahmet edipde kaynak yazma benim için bi değeri yok.ona bakılırsa dediğim gibi bu sahte fossillerin ortay atıldığı dönemdeki evrimcide başkalarına kaynak olarak onları gösteriyodu.nasıl inanalım biz size.ya senin aklın alabiliyomu bukadar muazzam yapıların saçma sapan utasyonlar sonucu tesadüfen ortaya çıktığını.insan dan sındaki birtek genin dahi hasar görmesi ölümlere neden olurken tamamen yeni bi canlının oluşması mantığa aykırıdır bunu kabul et.ayrıca elin darwininin teorisini kanıtlamaya çalışacağına git oturda kendin bi buluş yap bizde seni alkışlayalım bir türk olarak.iinsanların inançları kendini bağlar.ben senin veya bi başkasının inancı beni bağlamz.bugün bir tek hücre bile çok karmaşık çok kompleks bir yapıya sahipse bunlar bir sisteme göre hareket ediyosa biliçsizce işte bu bir yaratıcının eseridir.düşün bakalım senin haberin olmadan vücudunda neler oluyo.bırakalım insan vücudunu benim verdiğim patates bile insandan daha karmaşık bir yapıya sahiptir.kusursuz bir saat gibi işleyen organlar hücreelr onların içindeki organeller mutasyonlarla tesadüfen tek bir canlıdan oluştuğunu söylemek ahmakça olur.ben sana bir yaratıcının varlığını kanıtlayacam.bunu şöyle anlaybiliriz ilk önce etrafına bak önündeki bilgisayara bak sonra binalara bak sonra arabalara bak

ahmet said...

ya şunu kabul et dna öyle kafsına göre mutasyon geçirmez.geçiremz.dna ancak ultraviyole ışınlar gibi olaylardan dolayı mutasyon geçirir ve buda yıkıcıdır.bağışıklık ise vücut antikorlarının yeni bir düşmanı tanımasıyla ona karşı uygulanan savunmadır.yani sen yeni bir bilgi öğrendiğinde mutasyona uğradığınımı sanıyosun.dnadaki bi genin değişmesi nekadr mucize bi olaydır aklın almıyo herhalde.dediğim bakteri örneğinide mutasyon diye yorumladın ya asıl sana helal olsun.aç bak bakalım bioloji kitabını o mutasyonmuymuş.hayır değil.o dediğim olay o çevreye dirinç sağlamış bakterilerden ki bu bakterilerin genlerinde zaten olan bişey sonradan oluşmamış o ona ilgilibilgiyi veriyo oda o bilgiyi kullanarak çevreye direnç sağlıyo.sen çok biliyosun sanki biyolojiyide konuşuyosun.daha konjugasyon nedir onu bilmiyosun bunun bir mutasyon oplmadığını bilmiyorsun ordan ahkam kesiyosun.helal yakışır

ahmet said...

yazdığım ceevap yarım kalmış yaratcının ispatlanması konusunda.etrafına bak dedim arabalara falan işte o gördüğünü yapıalrın hepsi bir yaratıcının eseridir yani insanın.bunları insan zekası tasarlayıp yaratmıştır.bunlar kendi kendilerine ortya çıkmamıştır.ayrıca eşyalar birbirinden evrimleşmemiştir görülğü üzere yani ilk önce bi ütü varmış o tv olmuş tv bilgisayar olmuş falan filan öyle değil işte.şimdi ne alakası var deme çok alakası var siz canlılık gibi muazzam bir yapıyı o söylediğim şeylerden daha muazzam olan bir yapıyı tesadüflerle açıklamay kalkarsanız işte bende eşyaların oluşumunu öyle açıklarımki tamamen sizin görüşünüze uyan bir düşünce olur.kanıtlayamıyosunuz işte saçma teorinizi ki kanun olsun.ya şu doğal seleksiyon olayıda saçma.neymiş ortaya direnç sağlayanlar hayatta kalır diğerleri ölür gider.tamam buna bi itirazım yok kesinlikle ortama ayak uyduramıyan ölür doğru.anlamdığım şey şu bu ortama ayak uyduran canlı zaten hayatta kalmış daha nie evrimleşip yeni bi tür oluşuyo onu anlayamadım.ama arkadaş anlatır şimdi bize.darwinin teorisini darwinden daha iyi biliyo ya.neymiş insan maymundan evrimleşmemiş.ulan kendi savunduğun şeyi bile bilmiyonki.naptın sen darwinin teorisinide değiştirdin.laf oyunu yapma insanla maymunun atası aynıymışta falanmış.evrim teorisi açık açık derki insanlar maymunlardan evrimleşmiştir.biz maymunun kimden evrimleştiğini tartışmıyoz insanın kimden evrimleştiğini tartşıyoz.madem bütün canlıların atası ortak bütün bu canlılar bir tek atadan geliyo nie sadece insanla maymun biribirine benziyomuş ben limonada bezemek istiyom oda benim akrabam değilmi.ee tabi senin gibi konjugasyona mutasyon diyen birindende bu beklenir anca.daha kendi teorini bilmiyorsun.veya saptırıyosun kafan göre.darwinin kemikleri sızlar vallaha

Da Vinci said...

ahmet demiş: "ya bilimsel kaynak dediğin şey senin gibi evrimi savunan sahtekarların ortaya attıkları sahte bilgiler.ayrıca ben harun yahyadan alıntı yapıp sana bişeyler yazmıyom oturup düşünüyom."

ahmet sen artık haddini aşmışsın. Sen kendini kim sanıyosun da saygın bilimsel dergilerde çıkmış makalelerde yazılanları sahtekârlık olarak nitelendiriyorsun. Sen kendini ne sanıyorsun? Bir de utanmadan oturup düşündüğünü söylemişsin. Bilgi sahibi olmadan bir konu hakkında nasıl düşünebilirsin? Biyoloji ve genetik hakkında ne kadar bilgisiz olduğunu gönderdiğin mesajlarda açıkça gösterdin. Demekki bu işler düşünmekle olmuyormuş. İlk önce oturup okuyacaksın, öğreneceksin, ondan sonra düşünmeye ve kendi fikirlerini üretmeye başlayacaksın.


ahmet demiş: "güzel kardeşim o zaman miller denen adam neden oturmuş sözde amino asit elde etmiş.ha ayrıca CO2 ve C2H2 yani metan gazı kullanılarak sen içinde N atomunun bulunduğu bir bileşik elde edemezsin.ha dersinki U uranyumdan Th elde ediliyo.sana onuda anlatıyım onlar radyoaktif elementlerdir ve atom numarları 86dan büyüktür.ama C O ve N atomları radyo aktif değillerdir.ve bu kimyada bir kuraldır asla bunlar birbirine dönüşemez.buda nasılki yer çekimi kanunu gerçekse aynen gerçektir sen bunada itiraz ette millet sana biyeriyle gülsün.yav neyse işte dediğim bileşikler kullanılıarak ki miller amonyak kullanmıştır kafasına göre N bileşiği olan amino asit oluşamaz."

ahmet keşke konuşmayı kesseydin de bu kadar rezil rüsva olmasaydın. Bir insanın bilgisiz olup da herşeyi bildiğini sandığını görmüştüm ama senin kadar abartanını hiç görmemiştim. C2H2 nedir ya? Metan demişsin sen. Bu nerden çıktı ahmet? Metan CH4'dür.

Belli ki ilkel atmosfer konusunda da oldukça bilgisizsin. İlk atmosferde CO2, N2 ve CO gazlarından oluştuğu düşünülüyordu. Yani ortada N atomları var. Ayrıca 2005 yılında Colorado ve Waterloo Üniversitelerindeki bilim adamlarının yaptıkları araştırmalarda ilkel dünya atmosferinde %30'un üzerinde H2 (hidrojen) olduğunu sonucuna ulaşıldı (1). Bu sonuca göre ilkel atmosfer koşullarının organik moleküllerin oluşmasına eskiden düşünülenden çok daha fazla uygun olduğu anlaşıldı.

Olay Miller-Urey deneyinde farklı gazların kullanılmış olması değil. Önemli olan aynı deney doğru atmosfer koşulları kullanılarak yapıldığında da Miller-Urey ile aynı sonuca ulaşılmış olması. Bu deneylerle ilgili kaynakları ve bilgileri Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya'nın Yanılgıları - 1 ve Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya'nın Yanılgıları - 2 başlıklı yazılarımda bulabilirsin. Ama bunların senin için hiçbir şey ifade etmeyeceğini biliyorum. Sen bunlara inanmazsın. Sen kendin düşünürsün. Sen bu deneyleri kafanda yapar ve kendi sonuçlarına varırsın. Sen aşmış insansın biliyoruz. Ona lafım yok. Ama ben burda bilim adamlarının araştırmalarında vardıkları sonuca göre konuşuyorum. Sen kendi kafana göre konuşmaya devam edebilirsin.


ahmet demiş: "ayrıca ilk defa bi evrimci olarak senden duydum insanın maymundan evrimleşmediğini ve ilk canlı hücrenin evrimin konusu olmadığını."

Bunun sebebi heralde Harun Yahya'nın yalanlarına inanıp evrim ile ilgili yalan yanlış şeyler öğrenmiş olmandır. Yani bunları ilk defa duyuyor olman evrimi sadece HY'den öğrendiğini gösteriyor. Zaten yazılarını okuyunca da tersini düşünmek mümkün değil. Bu kadar biligisizce yazılmış yazılar ancak böyle bir kaynaktan gelebilir.


ahmet demiş: "ya şunu kabul et dna öyle kafsına göre mutasyon geçirmez.geçiremz.dna ancak ultraviyole ışınlar gibi olaylardan dolayı mutasyon geçirir ve buda yıkıcıdır."

ahmet arkadaşımız bu konularda ne kadar bilgisiz olduğunu sergilemekten hiç sıkılmıyor. Yeni bombaya bakın. Mutasyon sadece ultraviyole ışınlarla olurmuş. Kuyruklu yalan. Mutasyonlar birçok nedenle olabilir. Mutasyon genetik bilgideki değişikliktir. Mustasyonlara sebep olan nedenler şunlardır:

1. Hücre bölünmesi sırasında oluşan kopyalama hataları.
2. Kimyasal maddeler
3. Virüsler
4. Radyasyon (ultraviyole ve iyonlaşma radyasyonu)

Yani ortada senin uydurduğun gibi bir durum yok. Bak ahmet. Bunları öğrenmek hiç de zor değil. İnternette biraz araştırıp sen de bunların doğrularını öğrenebilirsin. Ama İngilizce bilmek çok önemli. eğer bilmiyorsan Türkçe kaynaklara kalırsın ki bu noktada da internette fazla Türkçe kaynak olmadığı için HY'nin kucağına düşersin. Ondan sonra işte senin şimdiki halin gibi yalan yanlış şeyleri doğru sanan bir Türk evladı ortaya çıkar. Sizin gibi HY tarafından zehirlenmiş Türk evlatlarını görünce üzülüyorum. İşte bu sebeple bu sitede bu yalanları ortaya koyup doğrularını aktarmaya çalışıyorum. Sen de şu HY sevdasından vazgeç ve bilimsel gerçeklere gözünü ve beynini aç.


ahmet demiş: "bağışıklık ise vücut antikorlarının yeni bir düşmanı tanımasıyla ona karşı uygulanan savunmadır.yani sen yeni bir bilgi öğrendiğinde mutasyona uğradığınımı sanıyosun."

Bak benim sana önceki cevabında verdiğim örneklerin hepsinde mutasyon var. Hatta kaynakları incelersen mutasyonların hangi genlerde olduğunun da yazıldığını görürsün. Ayrıca naylonu parçalama özelliği kazanan bakteriyle bağışıklığın ne ilgisi var? Bu bakteri bölündüğünde yeni oluşan bakteriler de naylonu bölme kabiliyetine sahiptir çünkü bu bilgi mutasyon sonucu DNA'sına girmiştir. Ayrıca insanda kemiklerin daha sağlam olmasını sağlayan bir mutasyondan bahsettim. Bunun bağışıklıkla ne ilgisi var? Kaldı ki bağışıklık olsa ne fark eder. DNA'da oluşan değişiklik mutasyondur. İster bağışıklığa neden olsun ister başka bir faydalı özellik sağlasın.


ahmet demiş: "dediğim bakteri örneğinide mutasyon diye yorumladın ya asıl sana helal olsun.aç bak bakalım bioloji kitabını o mutasyonmuymuş.hayır değil.o dediğim olay o çevreye dirinç sağlamış bakterilerden ki bu bakterilerin genlerinde zaten olan bişey sonradan oluşmamış o ona ilgilibilgiyi veriyo oda o bilgiyi kullanarak çevreye direnç sağlıyo.sen çok biliyosun sanki biyolojiyide konuşuyosun.daha konjugasyon nedir onu bilmiyosun bunun bir mutasyon oplmadığını bilmiyorsun ordan ahkam kesiyosun.helal yakışır"

Benim bakterilerle ilgili verdiğim örneklerde dikkat edersen bağışıklık falan yok. Daha önce olmayan naylonu parçalama özelliği mutasyon sonucu ortaya çıkıyor. Yani genetik bilgideki değişiklik ile yeni bir işlev kazanıyor bakteri. Bunu anlamak bu kadar zor mu? Zaten senin de dediğin gibi konjugasyon ile DNA transferi yapılır. Yani bir bakteri mutasyon ile yeni bir özellik kazanıyor ve bunu daha sonra konjugasyon ile diğer bakterilere aktarabilir. Bu ikisinin bir çatışması yok. Mustasyon ile yeni özellik oluşturulur, konjugasyon ile diğer bakterilere aktarılır.

İnsan kemiğinin sertleşmesi ise bir protein senteziyle görevli gendeki mutasyon sonucu oluşuyor. Orda verdiğim örnektekilerin hepsi DNA'da oluşan mutasyonlar sonucu elde edilen özelliklerdir. Daha önce de söylediğim gibi senin kabul etmem ya da etmemen bu gerçeği değiştirmeyecektir.


ahmet demiş: "darwinin teorisini darwinden daha iyi biliyo ya.neymiş insan maymundan evrimleşmemiş.ulan kendi savunduğun şeyi bile bilmiyonki.naptın sen darwinin teorisinide değiştirdin.laf oyunu yapma insanla maymunun atası aynıymışta falanmış.evrim teorisi açık açık derki insanlar maymunlardan evrimleşmiştir."

Bir kere bu teori Darwin'in teorisi değildir. Darwin temellerini atmıştır ama o zamanda genetik bilimi ile ilgili hiçbir şey bilinmiyordu. Yani Evrim teorisi asıl Darwin'den sonra gelişti. Genetik belki de evrim teorisi için en fazla yeri kaplayan şeydir. Onun için şimdiki bilim adamları elbette Evrim teorisini Darwin'den çok çok daha iyi bilmektedir.

Ne Darwin ne de evrimsel biyoloji ile ilgilenen hiçbir bilim adamı insanın maymundan evrimleştiğini söylemez. Harun Yahya öyle söylediklerini söyler ama öyle değildir. Tabiki bu noktada sen yine HY'ye inanmayı ve onun söylediklerinin doğru olduğunu düşünmeyi sürdüreceksin. Bu senin seçimin. Ama şunu iyi bilmelisin ki bilimsel gerçeklerle HY'nin söyledikleri örtüşmez. Bilim dünyasındaki ortak görüş büyük kuyruksuz maymunlar (goriller, orangutanlar ve şempanzeler) ile insanın ortak bir atadan evrimleştiğidir. İstediği kaynağı incele bunun böyle olduğunu göreceksin.

ahmet sana bir soru? İngilizce biliyor musun? Eğer bilmiyorsan HY yalanlarıyla zehirlenmiş olmanı belki biraz anlayabilirim. Ama İngilizce biliyorsan ve internette bu kadar kaynak elinin altındayken hâlâ bu kadar temelsiz, yalan yanlış, bilim dışı şeyleri savunuyorsan senin bu durumunu anlayamam. Bile bile yalana inanmayı ve doğruyu araştırmamayı anlayamam. Umarım bu durumunun sebebi İngilizce bilmiyor olmak ve HY tarafından zehirlenmiş olmaktır.


ahmet demiş: "yazdığım ceevap yarım kalmış yaratcının ispatlanması konusunda.etrafına bak dedim arabalara falan işte o gördüğünü yapıalrın hepsi bir yaratıcının eseridir yani insanın.bunları insan zekası tasarlayıp yaratmıştır.bunlar kendi kendilerine ortya çıkmamıştır.ayrıca eşyalar birbirinden evrimleşmemiştir görülğü üzere yani ilk önce bi ütü varmış o tv olmuş tv bilgisayar olmuş falan filan öyle değil işte.şimdi ne alakası var deme çok alakası var siz canlılık gibi muazzam bir yapıyı o söylediğim şeylerden daha muazzam olan bir yapıyı tesadüflerle açıklamay kalkarsanız işte bende eşyaların oluşumunu öyle açıklarımki tamamen sizin görüşünüze uyan bir düşünce olur."

Böyle bilgiden yoksun birinden ancak bu kadar basit bir düşünce beklenebilirdi zaten. Bilimsel düşünceden zerre kadar nasibi almamış biri de ancak böyle komik ve çocukça bir açıklama yapabilirdi zaten. Bu kadar ilkel zeka ürünü bir argümanı bir insan evladı yapmamalı. "Arabalara, binalara bak. Hepsinin bir yaratıcısı var. O zaman canlıların da bir yaratıcısı olmalı." Bence bu düşünce ancak ilkel bir beynin ürünü olabilir.

Bu konuda Tübitak Yayınlarından çıkan Richard Dawkins'in Kör Saatçi kitabını okumanı öneririm. Bu konuda çok faydalı Türkçe bir eserdir. Okumayacağını biliyorum ama belki bu yazıyı okuyup da gören birileri olur diye yazıyorum. Yoksa senin HY'den başka birinin kitaplarıyla ilgilenmeyeceğini biliyorum.



Referanslar:
1. Tian et al. (2005). A Hydrogen-Rich Early Earth Atmosphere. Science 13 May 2005: 1014-1017

ahmet said...

o davinci bey cevap yazmadın hala.noldu googleda arama yaptında bulamadınmı bi bilgi.benim harun yahyanın fikirerini söylediğimi yazmışsın.herkesi kendinmi sandın kendi yandaşlarının fikirlerini buryay yazacak utanmadan bide kaynak diye gösterecek.ara sen ara.nasıl olsa bi papağan gibi milletin uydurmalrını copy paste yap.o dedğiniz boing benzetmesini bende okudum ama siz eşunu söyliyim benim dememin sebebi onunla alakalı değil ben bunu forumtrde oyazıyı okumadan önce yazmıştım.eğer çalacak olsam getiti aynen boeing yzardım.ben sadece mantıken düşündüm eğer tesadüfen böyle bişey ols bununda olması gerekir diye.ayrıca örnek neden canınızı acıttı onuda bilemedik.benim söyledğim atın evrimi osiliyle ilgili ve bulunan böceklerle ilgili ve hatta insan fosilleriyle ilgili bütün bilgiler doğrudur sizinkiler gibi yap boz değildir.sizin yazdığınız kaynakların benim veya bi başkası için hiçbir önemi yoktur nasıl olsa hepsi sahte.siz gerçekleri kabul etmeyin devam edin.ayrıca alaksı yok ki şimdiye kadar ki yazılarımda bahsetmedim sana kuranın insan yapımı olmadığını kanıtlayacam.bak bunu kendinde deneybilirsin öyle kaynak maynak değil ben bunu kanıtlayacam sende deniyecen eğer benim dediğim çıkmazsa ben senden herkes içinde özür dileyip haklısın diyecem.ben haklı çıkarsam sen benden özür dileyip Allaha iman edecen kabulmü değilmi.tamam konuyla alakası yok ama ben bunu sadece senin görmen için yazıyom silersende sil.kabul edersen şuraya bi mesajla kabul ettim de ben sana geri dönüş yapacam

ahmet said...

haklısın metanının formülüü yanlış yazdım ama diğer dediklerimin hepsinin arkasındayım.bak yanlışı kanıtlayınca nasıl inanıyoz.ha senin şu sahtekarların yaptıkları şeylerde ünlü bilim dergilerinde yazılmıştı.ya bırak bu boş beleş konuşmaları harun yahyayı demikki canını çok yakmışki harun yahaydan bahsetmeden geçemiyon.ayrıca insanın maymundan geldiğini ilk okulda duymuştum.ozamanlarda harun yahya diye biri yoktu piyassada

ahmet said...

davinci arkadaşım demişki Mustasyonlara sebep olan nedenler şunlardır:

1. Hücre bölünmesi sırasında oluşan kopyalama hataları.
2. Kimyasal maddeler
3. Virüsler
4. Radyasyon (ultraviyole ve iyonlaşma radyasyonu)
ben bir genelleme yapmıştım onu anlamdı.işte sağolsun kendisi yazdı görüldüğü üzere mutasyonlara neden olayları kendisi kendi yazdığına aykırı şekilde ortay koydu.şu yukardaki nedenkerden hangi birinin sonucu ortay mükkeml bir varlık çıkar onu bi açıkla.

ahmet said...

ayrıca ben dna sadece ulraviyole ışınlarla mutasyona uğrara demedim yazının tamamını okumamış herzamnki gibi arkadaş dna durup dururken mutasyona uğramaz ultraviyole ışınlar gibi burda gibini altını çizelim nedenlerden dolayı mutasyona uğrar dedşim.yani ben burd dna nın durupduryoken mutasyona uğramadığını belirttim ama bazıları anlam güçlüğü çekiyoya ondan anlıyamadılar.ben bir örnek verdim sağolsun kendisi tüm nedenleri yazdı benim verdiğim örnekte olduğu gibi ultraviyole ışınlar mutasyon nedenidir.ben örneğimde onu kullandım.

ahmet said...

ya git kime sorarsan sor insan maaymundan evrimleşmiştir der bütün evrimciler.yalan yanlış yazma.bugün ırkçılık yapan ispanyol taraftarları barcelonalı eto ya maymun sesleri çıkartarak hakaret etmektedir.işte onlar senin zihniyetinden insalra.ayrıca ben bunu buraya acaba ispanyol taraftarlarda mı harun yahya izliyo da eto yu aşağılamk için maymun sesi çıkartıyo.e mademki aynı atadan geliyoz e maymunların bir tek akrabası eto değil ya ona maymun sesi çıkartan insalarda maymunla akraba ozamn bu nasıl bi aşşağılama konusu oluyo.Açıkça evrim teorisi insanın maymundan evrimleştiğini söyler.ya sahtekarlık yapan insanlar bile yarı insan yarı maymun kemiği kullanarak sahtekarlık yapıyo ki bu kişiler senin taptığın evrimci bilim adamları.

ahmet said...

ayrıca tekrar yazıyım bunlara cevap vermiyosun kendi kafan göre işte yazmışsın ya HY çeviri hatası yapıyo cımbızla alıyo kelimeleri.sakın onu sen yapmıyasın.ayrıca evrimcilerin itirafları bitek kşiyle sınırlı değilki.100lerce itiraf.ayrıca sahtekarlık yapan evrimcilerede 3-5 tane demişsin.sen sayı saymayıda bilmiyon herhalde.o sahtekarlıklar saymaklada bitmez.ayrıca o adamları neden satıyon hemen onlar bizden değil die.adam sen milleti kandırasın diye şimdiki gibi sana malzeme üretiyo sende adama o bizden değil diyon varmı böyle satıcılık.zamanında müzelerde sergilerken onların bulduğu fosilleri onlardan iyisi yoktu.işte evrimcilerin sorunda burda olaylara objektif bakan bir bilimm adamı çıkmadan kendi kendilerine bişeyler buluyorlar sonra dergilerde yayınlıyorlar.bunuda kimse araştırmadığı için kanıt olarak gösteriliyo ki mantığa aykırı hepsi.sonra ya tesadüfen yada objektif bilim adamları inceleyince sahte oldukları ortaya çıkyo.

Da Vinci said...

B.E. ve ahmet'in bu başlık altındaki tüm iddialarına bilimsel kaynaklarıyla birlikte cevap verdim. Bunların üzerine benim söyleyecek başka şeyim yok. Beyni normal çalışan, okuduğunu anlayabilen herkes bunları görecektir zaten. Onun için her seferinde aynı saçmalıkları tekrarlayan, hatta her seferinde öncekilerden daha da saçma, bilim dışı, gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan iddialarla gelen ahmet'e cevap vermenin bir anlamı olmadığını görüyorum.

ahmet zaten bilim dergilerindeki bilimsel makaleleri sahtekârların hazırladığını, onun için onları kabul etmediğini söyleyerek nasıl bir hayal dünyasında yaşadığı açık açık bizlere göstermiştir. Ben de onu hayal dünyasıyla baş başa bırakmanın en iyi çözüm olduğuna karar verdim. Çünkü karşılıklı tartışma olması için iki tarafın aynı platformda olması gerekir. Görüldüğü gibi ahmet kendi hayal dünyasında yaşadığına göre ben de onun hayal dünyasına gidemeyeceğime göre o gerçek dünyaya dönemedikçe ortak bir platformda buluşmamız mümkün değil.

ahmet, sen söyleyeceklerini fazlasıyla söyledin. Ben de cevaplarımı verdim. Heralde yeteri kadar yazdığını düşünüyorsundur. Onun için bundan sonra bu saçmalıklarına devam etmezsen sevinirim. Ama hayal dünyamdan ayrılıp gerçek dünyaya döneceğim dersen işler değişir.

ahmet said...

harun yahyada kaynak göstererek konuşuyo.ayrıca asıl aptallık canlılığın sadece tesadüfler üzerinekurulmasıdır.asıl geri zekalı olan da bunlara inanalardır.asıl siz kendi dünyanızda yaşıyosunuz.3-5 çapulcuyla insanları kandıramzsınız.söylediklerinizin hiçbir bilimsel kanıtı yoktur.iş zora gelince kaçıyosun.kaç bakalım.ya aslında ne düşünrsen düşün babane.nasıl olsa ömür kısa yakında ölecez ozaman herkes görecek neyin ne olduğunu.sen haklıysan ben bişey kaybetmicem nasıl olsa tanrı olmadığına göre bende kaybolup gittcem aynı senin gibi.ama peki bukadar mucize göstermiş kitabı olan Allahın varlığını nasıl olurda elinizde hiçbir kanıt olmadan reddersiniz.düşünün bakalım hiç mi ihtimal yok Allahın olması durumunun.var e ozaman ben yine bişey kaybetmicem ama siz düşünün bakalım neler kaybetceksiniz.

Da Vinci said...

Saygın bilim dergilerindeki makaleleri yazan bilim adamlarını "3-5 çapulcu" olarak nitelendiren ve HY'nin yalanlarını bilimsel gerçekler olarak kabul eden, kaynak olarak gösterdiğim bilimsel makaleleri kabul etmeyip, "onlar yanlış, doğrusunu ben bilirim" diyen biriyle elbette tartışacak birşeyim olamaz. Bunu kaçmak olarak değerlendiriyorsan, tamam kaçtım.

Bu arada tüm yazılarım boyunca hakaret olarak değerlendirilebilir diye senin için "cahil" yerine "bilgisiz" dedim ama bakıyorum da sen "aptal, geri zekalı" gibi hakaretleri hiç çekinmeden kullanmışsın.

Anlayış farklı, düşünce farklı, dünyalar farklı...

ahmet said...

bak kardeşim ben sana şunu söyliyim.herkes inandığına inansın.burda ne sen beni ikna edebilirsin nede ben seni.benim dediğim şey o yapılan onca sahtekarlıklarda saygın bilim dergilerinde yayımlanmadımı.yayımlandı e sen nasıl harun yahya işte sahte bilgiler veriyo diye onun söylediklerini kabul etmiyosun bende evrimcilerin geçmişte çokça sahtekarlık yaptığı için ve bunlarında gerçekmiş gibi bilim dergilerinde yayımlandıkları için senin gösterdiğin kaynağa güvenmiyorum.ya ona bakarasan harun yahyada kaynak gösteriyo.nasıl sen ona inanmıyosan benimde senin gösterdiğin kaynaklara inanmamam çok doğal.çünkü geçmişte yapılan bir sürü sahtekarlık var.eğe bunlar olmamış olsaydı ben sana inanırdım kaynaklarınada inanırdım.ama güven sarsıldıktan sonra geri kazanılması çok zor.yani bu bnim denemdiğim kendi gözlerimle görmediğim bişey adamların elinde herşeyi yapmak bu bir değil iki değil 3 değil yaptıkları sahtekarlıklar.bende sana harun yahyaya inan deiyom.eğer harun yahya 1 sahtekarlık yapmışsa evrimciler 100 tane yapmış.en güzeli birbirimizi kırmayalım herkesin inancına saygı gösterelim gidip bir dinin peygamberine hakaret etmiyelim hindistanlılar ineğe tapıyolar diye onları aşağılamayalım.benim herkesin inancıma saygım var.isteyen istediğine inanır ama doğru ama yanlış.benim dinim hoşgörüyü emreder.ben eğer ord hakaret edici kelimeler kullandıysam herkesten özür dilerim.benim dinime bi kişi saygı gösterdiği zaman ateist olmuş ister kendini tanrı ilan etmiş o benim sorunum olmaz.benim sizden ricam herkese saygı gösterilmesi.siz kendi içinizde teorinizi istediğiniz kadar tarışabilirsiniz fakat bunu başka insanların inançlarını rencide ederek yapmamak gerekir.bence iki taarafında tartışması boşa bikere kimsenin güveni yok biribirine e güven ortamı olmadığı biyerde tartışmakta anlamsız.herkes kendi içinde istediğini yapabilir.herkes hürdür.benim diyeceklerim bukadar davinci kardeşim sana hayırlı çalışmalar.aramızda biribirimize karşı gösterdiğimiz kötü durumdan ötürü ben kendi açımdan üzgünüm.çünkü eğer ben islamın gerektirdiği bişeyi savunuyosam kim olursa olsun aşağılayıcı kelime kullanmamalıydım.umarım sende benimle aynı düşünceleri paylşaşıyosundur.şunu anlamanı isterim sadece neden kaynaklarının benim için önemli olmadığının dediğim gibi bikere güven ortamı sarsıldıktan sonra kolay sağlanmıyo.benim tüm insanlıktan ricam herkes herkesin inancına saygı göstersin.kendinize iyi bakın.benden bukadar.

ahmet said...
Bu kayıt, bir blog yöneticisi tarafından kaldırılmış.
Da Vinci said...

ahmet'in evrimcilerin sahtekârlığı diye bahsettiği ve çok fazla sayı olduğunu söylediği şeyler tamamen hayal ürünüdür. Tek gerçek sahtekârlık 1912'de Charles Dawson'ın orataya çıkardığı ve Piltdown adamı olarak adlandırılan sahte fosildir. Bu sahtekârlık 1953 yılında bilim adamlarının incelemeleriyle ortaya çıkarılmıştır. Tabiki bunun bu kadar uzun sürmüş olması bilim adına güzel bir örnek değildir. Ama bu sahtekârlığın ortaya çıkarılması ilerki yıllarda ortaya çıkan yeni teknolojik gelişmelerle mümkün oldu. Zaten ilerki yıllarda bulunan Australopithecus ve Homo erectus fosilleri Piltdown adamının insanın evriminde uygun bir yere oturmadığını göstermekteydi. Artan şüphelerle fosiller üzerinde incelemeler yapıldı ve sahtekârlık ortaya çıkarıldı. Piltdown adamııyla ilgili ayrıntılı bilgi için Piltdown Man başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz. Bir de Nebraska adamı var. Ama bunda Piltdown adamında olduğu gibi bir sahtekârlık falan yok. Bilimsel bir yanlışlık var ve kısa sürede bundan dönüldü. Ama nedense yaratılışçıların arasında çok popülerdir. Nebraska adamıyla ilgili ayrıntılı bilgi için buraya ve buraya bakabilirsiniz.

Ortada ahmet'in uydurduğu gibi 100lerce sahtekârlık falan kesinlikle yoktur. Bu sadece hayal ürünü bir iddiadır. HY'nin kitaplarından okuduğu palavraları gerçek sanıyor ve kendini komik duruma düşürüyor.

Benim gösterdiğim kaynakları da hayali sahtekârlıklar nedeniyle kabul etmiyormuş. Yani yüz yıl önce yapılmış bir fosil sahtekârlığı var diye bilim dergilerinde çıkan hiçbir makaleye güvenmiyormuş. Güveni bir kere sarsılmış. Güvenme kardeşim. Kim sana güven diyo? Zaten bilim senin güvenmenle veya güvenmemenle ilgili birşey değil. Sen benim gösterdiğim kaynaklara güvenmezsin ama HY'nin kitaplarında gösterdiği kaynaklara güvenirsin. İstediğine güven istemediğine güvenme. Bu hiç önemli değil. Ben bilimsel kaynakları ortaya koyarım ve kenara çekilirim. Senin kabul etmen veya etmemen beni zerre kadar ilgilendirmez.

Bu arada bilgisiz dememe üzülmüşsün sanırım. Daha önce de belirttiğim gibi bilgisiz hafif kalır aslında senin için. Bilimsel gerçekleri kabul etmeyen, bilimsel gerçeklerle taban tabana zıt şeyleri savunan birine bilgisiz demek bence iltifat sayılır. Daha ağır şeyler söylemek daha uygun olurdu ama bunları hakaret olarak görebileceğini düşünerek bilgisiz demekle yetindim. Yani senin gibi gösterdiğim bilimsel kaynakları "kabul etmiyorum" diyerek elinin tersiyle iten, bilimsel gerçeklerin tam tersini savunan ve hiçbir bilimsel kaynağa dayanmayan hayal ürünü şeyler iddia eden biri daha gelse elbette ona da bilgisiz derim. Birisine bilgisiz demek hakaret değildir. Gerçeğin ifade asla hakaret olamaz. Biri bilgisizse ona bilgisiz demek kesinlikle hakaret değildir.

Ben akıl ve bilimi kaynak alırım. Bu ikisine dayanmayan hayal ürünü, gerçeklerle çelişen hiçbir görüşün benim için zerre kadar önemi yoktur.

ahmet said...

it ürür kervan yürür.başka yorum yok.peki arkadaş diyoki 2tane.al sana bitane daha.national geographic dergisinde yayınlanan archeoraptor fosili kuş ve dinazor kemikleri birbirine tutkalla yapştırılarak evrim kanıtı diye sunmuştur.bunuda en önemli bilim dergisi yapmıştır.hemde 1999 da.bilimin ilerlediği bir tarih.asıl cahil olan sensin.size insanlık yaramıyo.çünkü benimsediğiniz teori anarşizmi faşizmi destekleyen bir teoridir.sizde insanlık diye bişey kalmamıştır.ben size bir insanlık eli uzattım.bana bilgisiz demen cahil demenin hiç bi önemi yok.asıl cahil bilgisiz sensin.körü körüne internet başında araştırmakla olmuyo bu işler.hayatında kaç kere bir insan vucüdu incelemiş arkadaş,kaçkere bir beyin incelemiş.başkalarının bilgilerini alıp burda satmayla bilgi olmuyo.sana soruyorum insan beyninin büyüklüğünün zekayla alaksı varmı.bunu bana kendin cevpla sağdan soldan araştırma.

ahmet said...

sen harun yahyaya sahtekar de dur.tavşan dağa küsmiş dağın haberi olmamış.sen kendi kimliğini gizleyip arkdan arkdan işler çeviyon.ilk önce yürekli ol.senin harun yahyanın fikirlerin çüretmen için ilk önce bütün iddalarını dikkatlice dinliyecen anlıyacan okuyacan.bütün bunlara tek tek cevap verebilirsen çürütmüş olursun.ayrıca bi sahtekarlık daha 2 taneydi ya bunlar yavaş yavaş artıyo.al davinci ichtyosaurus fosili galler müzesinde 116 sene sergilenmiştir.2000 yılında bakıma alınmış bu sırada sahte olduğu anlaşılmıştır.bu ffosil iki ayrı deniz canlısının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştu .BBC news online nın 8 aralık 2000 günü yayınladığı haberde bu fosilin sahte olduğu bildirilmiştir.

ahmet said...

bide bana evrim teorisi insan maymundan evrimleşmiştir demez deme diyodu.hatta ilk okul kitabında bile evrim teorisi anlatılarken ki benim zamanımda nlatılıyodu insan maymundan evrimleşmiştir diyodu.düşün harun yahya filan yok ortada.ayrıca verdiğim Barcelonalı eto örenğide ispanyolların insanların maymunlardan evrimlşeştiğini düşündükleri için o şekilde bi hakaret etmeleridir.işte evrim teorisi ırkçılığı ayrımcılığı destekleyen bir teoridir.Bak sana bunu gerçekten merak ettiğim için soruyom hiç altında bişey arama gerçekten merak ediyom.diyelimki evrim teorisi doğru.bu teorinin bize sağladığı yararlar nelerdir.ben bunu çok merak ediyom.burda hep gerçeklik sahtekrlık tartışılıyo yararı nedir amacı nedir.bunu gerçekten bilmiyorum.yani atom bombasının bulunmasıda bilim adına büyük bi olaydı ama sonuçlarını gördük.hiç burda art niyet arama sana bunu samimiyeimle soruyorum.yani nolcak herkes kabul etse insan ömrümü uzuyacak,hastalıklara çaremi bulunacak nolcak.bak sen şimmdi art niyet ararsın kesinlikle yok.sana bunu evrime inanan bi kişide sorabilir.

ahmet said...

http://bilimkulubu.boun.edu.tr/evrim/default.htm site evrimi destekleyen bir sitedir ve maymundan insana doğru gidildiğini gösteren bir resim içermektedir.davinci diyo ya evrim teorisini savunanların hiç birinden duyamazsın insanın maymundan evrimleştiğini diye.buyursun baksın ne anlaşılıyo ordaki resimden bize anlatsın

ahmet said...

ya bide benim sana verdiğim şu yaratıcı örneğini geri kalmış zekalılıkla yorumladın ya helal olsun sana.ilk önce savunduğun teorinin imkansız tesadüfler üzerine kurlu olduğunu bilmiyormuş gibi benim yürüttüğüm mantıklı bişeye zeak sorunu var yazmışsın ya çok komiksin.permütasyon kombinasyon biliyosan otur hesapla.bakalım nekadar ihtimal var senin dediğin gibi mutasyonlarla süper bir bireyin oluşması için.ben söyliyim imkasız bir ihtimal bişey bu matematik hesabına göre.kendi teorin herşeyi tesadüfen diye yorumluyo onu geri zekalılık demiyon benim mantıklı düşünceme laf atıyon.bu senin başkalarının bilgilerini hiç düşünmeden körü körüne ezberlemenden kaynaklanıyo.sen hiç sorgulamıyosun internnette bulduğun yazıları hemen gerçekmiş gibi buraya yazıyon.kardeşim sen kabul etmesende Allah sana bi beyin vermiş kullan diye bi mantık yürüt ya bi yürüt bırak sağdan soldan kaynak aramayı bidüşün.şu yazdığın şeyleri otur bi düşün.deki lan trilyonlarca ihtimalden bunun olması imkansız.bu tesadüfle filan açıklanamaz.seninde dediğin gibi dna radyoaktif ışınlar,kimaysal maddeler gibi olaylardan dolayı mutasyon geçirir.bunların hepside zaralıdır.şunu unutma hayatta hiç bişey tesadüf değildir.özellikle bukadar karmaşık bir yapı tesadüfen oluşamz.herşeyi tesadüfe bağlayan bi teori nekadar doğru diye bi düşün.benim kurduğum mantık matematiğe uygun bi mantıkdır.matemtik biliyosan eğer x=y y=z ise x=z dir.bu benim söylediğim şeyin matematiğe dökülmüş halidir.gördüğün gibi bilime aykırılık yok.ama sen ilk önce bi permütasyon kombinasyondan başla sonra mantık nedir ve matematik mantıkmıdır onu bi araştır.senin yolda giderken bi araba gördüğünde a bu kendi oluşmuş demenle a bu hücre kendi kendine oluşmuş demen aynı şeydir.ve mantığa aykırıdır.insana ve diğer canlılara baktığın zaman kusursuz bi tasarım görürüsün.bu tasarlanmıştır.tesadüflerle bukadar süper sistemlerin oluşmasına inanmak saflık olur.ya hiç bilmiyorsan otur bi çiçeği incele.lan bu neden böyleolmuş diye.internetteki hazır bilgileri kullanmaktan vazgeç git biraz kafa yor.ayrıca kendin neyi savunuyosun onu bi öğren ilk önce.sadece tesadüfler üzerine kurulmuş bir teori.senin össye girip bütün soruları salladığında bütün soruların doğru olma ihtimalinden milyonlarca daha küçük bir ihtimalden bahsediliyo.burda.

ahmet said...

Türkiye'nin önde gelen evrimci biyologlarından birisinin yazdığı bazı satırlar, bu körü körüne inancın doğurduğu yargı bozukluğunun etkisini görmemiz için çok ideal bir örnek oluşturur. Söz konusu bilim adamı, canlı organizmalarda bulunması zorunlu olan proteinlerden biri olan Sitokrom-C'nin tesadüfen oluşabilmesi ihtimali konusunda şunları söylemektedir:

Bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık sıfır denilecek kadar azdır... Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun değildir. O halde birinci varsayımı irdelemek gerekiyor.2
görüldüğü üzere 0 olan ihtimali bilimsel gerçek olarak alan insanlar daha kuvetli diğer ihtimal yartılışı es geçmektedir.

Da Vinci said...

ahmet demiş: "peki arkadaş diyoki 2tane.al sana bitane daha.national geographic dergisinde yayınlanan archeoraptor fosili kuş ve dinazor kemikleri birbirine tutkalla yapştırılarak evrim kanıtı diye sunmuştur.bunuda en önemli bilim dergisi yapmıştır.hemde 1999 da.bilimin ilerlediği bir tarih."

ahmet her yazında biraz daha dibe batmaktasın. Archaeoraptor, hakemli bilimsel dergilerde değil bir popüler bilim dergisinde yayımlanmıştır. Nature ve Science dergileri makaleyi reddetmiştir. Ama National Geographic hakem onayından geçirmeden kabul etmiştir. Ayrıca Archaeoraptor ile ilgili yazının ana yazarı bir bilim adamı değil National Geographic dergisinin sanat editörü Christopher P. Sloan'dır. Zaten 2000 yılında yani bu yazıdan 1 yıl sonra Nature dergisinde bu fosilin geçersizliğiyle ilgili bir makale çıkmıştır. Yani gördüğün gibi ortaya attığın iddia tamamen geçersizdir.

ahmet demiş: "ichtyosaurus fosili galler müzesinde 116 sene sergilenmiştir.2000 yılında bakıma alınmış bu sırada sahte olduğu anlaşılmıştır.bu ffosil iki ayrı deniz canlısının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştu .BBC news online nın 8 aralık 2000 günü yayınladığı haberde bu fosilin sahte olduğu bildirilmiştir."

Bunu ilk defa duydum ve araştırdım ama birşey bulamadım. BBC'de dediğin gibi bir haber yok. Eğer elinde kaynak vara söyle yoksa fazla söze gerek yok.



ahmet demiş: "bide bana evrim teorisi insan maymundan evrimleşmiştir demez deme diyodu.hatta ilk okul kitabında bile evrim teorisi anlatılarken ki benim zamanımda nlatılıyodu insan maymundan evrimleşmiştir diyodu.düşün harun yahya filan yok ortada.ayrıca verdiğim Barcelonalı eto örenğide ispanyolların insanların maymunlardan evrimlşeştiğini düşündükleri için o şekilde bi hakaret etmeleridir."

ahmet sen artık cidden sınırları aşıyosun. Sana birşey söylüyorum neden anlamak istemiyorsun. İlk okul kitabında evrim ne arar? Niye uyduruyosun? Etoo'ya maymun sesi çıkaranlardan mı öğreniyosun sen evrim teorisini? Öyle olursa tabi böyle cahilce iddialarda bulunursun. Bak kardeşim sana son kere söylüyorum. Evrim teorisine göre insanlar ile şempanzeler ortak bir ataya sahiptir. İnsanlar ve şempanzeler o ortak atanın evrimi sürecinde oluşmuştur. Direk o atadan evrimleşmemiştir elbette. Arada birçok farklı tür vardır. Zaten bunların birçoğuna ait fosiller de bulunmuştur.

Artık insanların şempanzelerden evrimleştiği saçmalığını tekrarlama. Şimdi sana bilimsel kaynaklarıyla göstereceğim ama ben onlara güvenmem diyip kabul etmeyeceksin. Onun için hiç uğraşmıyorum. Ama zahmet edip internette yabancı sitelerde araştırma yaparsan (tabi İngilizce biliyorsan) bu gerçekle karşılaşırsın. Bu konuyu bu kadar uzatmana inanılmaz şaşırdım. Bir insan bu kadarmı inatçı olur. Adam hem bilmiyor hem de bilmediğini kabul etmiyor. Pes doğrusu. Bu kadar da pişkinlik olmaz. Hem kafasına göre birşeyler uyduruyor ondan sonra o uydurduklarına karşı çıkıyor.


ahmet demiş: "http://bilimkulubu.boun.edu.tr/evrim/default.htm site evrimi destekleyen bir sitedir ve maymundan insana doğru gidildiğini gösteren bir resim içermektedir.davinci diyo ya evrim teorisini savunanların hiç birinden duyamazsın insanın maymundan evrimleştiğini diye.buyursun baksın ne anlaşılıyo ordaki resimden bize anlatsın"

Artık bana yapacak birşey bırakmadın. Sana insanlar ile şempanzelerin ortak atadan evrimleştiği söyleyen bilim adamlarının sözlerinin kaynakları ile vereğim. Artık bundan sonra hâlâ aynı yalanı savunmayacağını umuyorum.

1. "We can conclude that humans and chimpanzees probably last shared a common ancestor between five and seven million years ago," says Blair Hedges, professor of biology at Penn State. (Kaynak)

Penn State Üniversitesinden biyoloji profesörü Blair Hedges şöyle demiş: "İnsanlar ile şempanzelerin yaklaşık 5-7 milyon yıl önce en son ortak ataları paylaştığı sonucuna varabiliriz."


2. "Chimpanzees and humans share a common ancestor..." (Kaynak)

Bu da Cornell Üniversitesinin haber servisindeki bir haberden alıntı. Şöyle diyor: "Şempanzeler ile insanlar ortak bir atayı paylaşır..."


3. "By comparing the human and chimp genomes, we can see the process of evolution clearly in the changes (in DNA) since we diverged from our common ancestor," said Robert Waterston, director of genome sciences at the University of Washington and lead author of a report on the project in today's edition of the journal Nature. (Kaynak)

Burada da Washington Üniversitesinden Robert Waterston'un sözleri var. Şöyle diyor: "İnsan ve şempanze genomlarını inceleyerek, ortak atamızdan ayrıldığımızdan beri olan (DNA'daki) değişikliklerde, evrimin çalışmasını açıkça görüyoruz."


3. It is thought that humans shared a common ancestor with chimpanzees... (Kaynak)

Burada da şöyle diyor: "İnsanların, şempanzeler ile ortak bir atayı paylaştıkları düşünülüyor..."


ahmet, bu kadar yeter mi? Yoksa akamedik anlamda yani gerçek Evrim teorisine göre bunun böyle olduğuna inanman için daha yüzlerce örnek mi vermem gerekiyor? Popüler anlamda belki senin dediğin gibi bir kanı olabilir ama bunun gerçekle bir ilgisi yoktur. Evrim teorisi hakkında bilgisi olan herkes bunu böyle bilir. İnsanlar ile şempanzeler ortak atadan evrimleşmiştir. Tüm bilim adamları arasındaki ortak düşünce böyledir. Bunu sen de kabul etsen iyi olur. Bir daha aynı yanlış şeyleri dillendirmezsen sevinirim.

Son mesajında yine bol bol saçmalamışsın. Yine mutasyonların hepsi zararlıdır demişsin. Sana yuh diyorum başka birşey demiyorum. Önceki mesajlarımda sana yararlı mutasyonlardan örnekler verdim. Cevabını alıp oturacağına hâlâ aynı şeyi söylüyorsun. İnsanda biraz utanma olur. Yuh artık ahmet. Sonra bir de kombinasyondan, permütasyondan, olasılıktan falan bahsetmişsin. Bunlarla ilgili yorum yapmayacağım. Sadece konuyu merak edenler olabilir diye 2 yazının linkini vereceğim. Birincisi Lies, Damned Lies, Statistics, and Probability of Abiogenesis Calculations başlıklı yazı. Burada yaratılışçıların olasılık hesaplarında yaptıkları yanlışlardan ve bunları yaparken söyledikleri yalanlardan bahsediyor. Ayrıca abiyogenez hesaplamalarının nasıl doğru şekilde yapılacağını anlatıyor. Konuyla ilgilnenlere şiddetle öneririm. Konu çok uzun ve geniş olduğu için burada birşeyler yazmayı düşünmüyorum. Merak edenler bir bilim adamının bu konuda yazmış olduğu bu yazıyı açar okur. Bir diğer yazı ise Borel's Law and the Origin of Many Creationist Probability Assertions başlıklı yazı. Bu yazıda ise yaratılışçıların yaptığı olasılık hesaplarının kökeni ve bu hesaplarda kullandıkları Borel Kanunu anlatılıyor. Ayrıca Borel Kanununun neden bu tip hesaplarda kullanılamayacağı açıklanıyor. Konuyu merak edenlerin okumasını öneririm.

Yani diyeceğim şudur ki ahmet. Sen hiç bu tip şeylere kafanı takma. Ben bu evrim-yaratılış tartışması içindeki her konuyu iki tarafın açısından da incelemiş biriyim. İki tarafın iddia ve açıklamalarını da biliyorum. Ama senin sorunun olayı hep tek tarafından görmüş olmak. Hep HY tarafından bakmış olaylara ve bu sebeple evrimle ilgili birçok şeyi yanlış öğrenmişsin ve gerçek bilim adamlarının temelsiz, bilim dışı yaratılışçı iddialara verdiği cevaplardan bihabersin. Mesela HY'nın söylediklerini öpylesine kabullenmişsin ki en basit "ortak ata" konusunda bile sana evrim teorisine göre bu böyledir diyorum sen çıkmış "hayır sen bilmiyorsun öyle değil böyle" diyosun.

Bu arada yazdıların hep kendini tekrarlıyor. Onun için bu tartışmaya burda nokta koyalım. Aynı şeyleri yazmaya devam edersen yazılarını silmem gerekecek çünkü sayfa inanılmaz şişti. 2-3 mesajda bir aynı şeyler yazılmaya başladı. En iyisi burda durmak.

ahmet, sana hayatta başarılar.

ahmet said...

Mutasyonlar küçük, rastgele ve zararlıdırlar. Çok ender olarak meydana gelirler ve en iyi ihtimalle etkisizdirler. Bu dört özellik, mutasyonların evrimsel bir gelişme meydana getiremeyeceğini gösterir. Zaten yüksek derecede özelleşmiş bir organizmada meydana gelebilecek rastlantısal bir değişim, ya etkisiz olacaktır ya da zararlı. Bir kol saatinde meydana gelecek rastgele bir değişim kol saatini geliştirmeyecektir. Ona büyük ihtimalle zarar verecek veya en iyi ihtimalle etkisiz olacaktır. Bir deprem bir şehri geliştirmez, ona yıkım getirir''Amerikalı genetikçi B. G. Ranganathan''

Da Vinci said...

ahmet demiş: "Mutasyonlar küçük, rastgele ve zararlıdırlar. Çok ender olarak meydana gelirler ve en iyi ihtimalle etkisizdirler."

ahmet senin durumunu hiç iyi görmüyorum. Sana yararlı mutasyonların varlığıyla ilgili o kadar bilimsel makale gösterdim, sen hâlâ bu yalanın arkasında duruyorsun. Babu Ranganathan denilen adam da genetikçi falan değildir. Üniversiede temel eğitimini İncil üzerine almış ve yandal olarak da biyoloji almıştır. Senin (daha doğrusu HY'nin) genetikçi diye uydurduğun adam bu işte. Mail ile insanlara yaratılışçı bilimsel saçmalıklar içeren spam gönderen bir adam bu. İşte bu spam gönderilenlerden biri blogunda bu saçmalıklara Creationist spam from Babu Ranganathan başlıklı bir yazıda cevap veriyor. Sen sadece mutasyonlarla ilgili vermişsin ama daha fazla şeyler de var onların da cevapları veriliyor. Zaten ben mutasyonların yararlı olabileceğini verdiğim birçok kaynakla göstermiştim. Birşey daha ekliyeyim. Daha önce de söylediğim gibi DNA'nın büyük bir bölümü çöp olduğu için oluşan mutasyonların çoğu nötraldir. Yani olum veya olumsuz etkisi olmaz. Ama birçok örnekte de görüldüğü gibi yararlı mutasyonlar da vardır.

Yani bu tip ne olduğu belirsiz adamların sözleri ile birşeyi kanıtlayamazsın. Bu adam çok biliyorsa hakemli dergilerdeki bir makalesinde "mutasyonların yararlı olmayacağını" iddia etsin. Var mı böyle birşey? Elbette yok. Başka kimsenin de yok ve olamaz. Çünkü yararlı mutasyonların olduğu ve olabileceği birçok kere kanıtlanmıştır (bkz. bu sayfadaki 6. yorumum). Bunun ötesi yok. Bu gerçeği kabullensen iyi olur ahmet.

ahmet said...

sana verdiğim linke gir bi bak bakıyım evrim alt kurulunun sitesindeki resim neyi anlşatıyo diye.sen bana bi tane bulamzsın dedin ben sana buldum ve linkinide verdim gördüğün üzere.sen bi bak ordaki resimden ne anlaşılıyo.bi bak ondan sonra konuş.herkes baksın.sen bitane bul dedin bende buldum.ayrıca verdiğim eto örneğini tammaen mantığımı kullanarak verdiim.bak bukadar zor değil mantık kullanmak.dene bi görürsün.ayrıca verdiğim fosil örenği tammen gerçektir.öyle olmasa kafamdan uyduracak değilim ya bide bbc news online 8 aralık 2000 diye tarih vercek kadar aptal değilim.kaynak budur.özellikle yayımlandığı tarihide verdim.eğer haberi bulamadıysan bbc online ile irtibata geç onlar sana bilgi verirler.ayrıca şu adam satma merakından vazgeç yok national geographic hakemsizmiş.karedşim bilim dergisi değilmi bu bende sana örneğini verdim nie ısrarla kabul etmiyosun.beni ilgilendirmez hakemli olmaması.sonuçta evrim adına yapılmış bir sahtekarlık var ortada.e sende beni yaptığım şeyi yapıyon sende kabul etmiyon.biz kabul etmeyince saygın bilim dergilerine hakaret etmiş oluyoz sen yapınca bişey yok.sana kaynağınıda verdim diğer haberinkini de verdim.sahte ols tarih vermezdim.sen sadece 2 tane var diyince ben göstermek istedim.bu örneklaeri dahada çoğaltabilirim istersen.ama sen koskoca bilim dergisi olan nationl geographic dergisine hakaret edersen olmaz.nerde kaldı senin bilimselliğin.ben bu örnekleri dahada arttırırım eğer konuşmaya devam edersen bu konuda.en iyisi susta foyanızı çıkartmıyım daha fazla meydana.ayrıca internette bulduğum şeyler dışında size mantıkla düşündüm söyledim.bence eto örneğide süper bi örnek.ben bunu biyolji öğretmeniyle konuştum oda bana insanın maymundan evrimleştiği görüşü çürütüldü dedi maymunlarla bizim ortak atadan geldiğimiz görüşü var dedi.ben sadece gösterdim size şimdi görüşünüzü değiştirmiş olabilirsiniz ama ben daha ilk okuldan beri bunu öğrendim ama tezinin çürüyünce bi u dönüşü yapmış olabilirsiniz.ayrıca size evrimi sizden çok destekleyenlerin sitesinde kapı gibi bi resim gösterdim kynağınıda verdim.siz bana hiç bulamzsınız demiştiniz ben buldum.diğer sitelerde ne yazdığının bi önemi yok ben sizin görüşünüz çürütmek için bi tane buldum.

ahmet said...

ayrıca kombinasyon hesaplamalarını çok iyi bilirim.sen hesapla kaç buldun yaz bizde görelim.herhalde 100de 100 bulazsın.en iyi ihtimallle milyonda bir ihtimal bulursun.ayrıca mutasyonlarla ilgili şeyi gördüğün üzere bir bilim adamı söylüyor ben değil.ha benden söyledim ama sana adamın adınıda yazdım.

Da Vinci said...

ahmet sen ne laftan anlamaz bir adammışsın böyle. Sana artık insaf diyorum başka birşey demiyorum. Adam hala bir sitedeki resimden bahsediyor. Ben sana bilim adamlarının sözlerini gösterdikçe sen, "taraftarların Etoo'ya maymun sesi çıkarması", "insan evrimi resmindeki maymun" gibi komik şeyleri gösteriyorsun. Ben bilimin ve bilim adamlarının bu konuda söylediklerini söylüyorum. Gerisi boş. Sen istediğin saçmalığa ve yalana inanabilirsin. Senin neye inandığının hiçbir önemi yok. Son defa söylüyorum: Tüm dünyadaki evrim teorisiyle biraz ilgili insanlar şempanzeler ile insnların ortak bir atadan evrimleştiğinin düşünüldüğünü bilir. Senin gibi evrim karşıtı kaynaklardan evrimi öğrenenler ise Evrim teorisinin, insanların şempanzelerden veya maymunlardan evrimleştiğinin iddia edildiğini sanır.

Hâlâ mutasyonlar ilgili konuşuyor olman senin nasıl bir ruh halinde olduğunu göstermektedir. Benim senin gibi at gözlüklülerle işim olmaz. Bu sayfada yazdığın herşeye bilimsel kaynaklarıyla birlikte cevap verdiğim için içim çok rahat. Sen aynı saçmalıkları savunmaya devam edebilirsin. Eminim buraları okuyanlar ne kadar komik bir durumda olduğunu görecektir.

ahmet bundan sonra birşey yazmazsan sevinirim. Önceden yazdığın şeyleri tekrarlıyorsun. Önceden yazılmış şeyleri tekrar yazarsan direk sileceğim. Zaten yeteri kadar uzadı bu tartışma. Önceden yazılmış ve cevabı defalarca verilmiş şeylerin tekrar yazılmasına izin vermeyeceğim.

ahmet said...

kardeşim sende anlama zorluğumu çekiyosun anlamyıyorum.ben senin genellemene karşı bişey bulduğumu söylüyorum.sen bana dedinki hiç kimseden duyamazsın yalnızca ve yanlızca harun yahyadan duyarsın dedin.tamam inıyorum senin gösterdiğin kaynağa ama şu ifadeyi bidaha kullanma sadece harun yahyadan duyarsın diye.bence bir araştırma yapılsa dünya üzerinde evrim teorisi denilince ilk akla gelen maymundan evrimleştiğimiz sözü olur.ayrıca bi site dediğin şey boğaziçi üniversitesi öğrencileri tarafından hazırlanmıştır.sen git bakalım seni oraya hademe yaparlarmıymış.o kişilerin evrim hakkında senden daha bilgili oldukları kesindir çünkü onlar araştırmacı sen ise hazır tüketicisin.ister sil ister yazıcıdan çıkart duvarına as senin ne yaptığının umrumda olduğunumu sanıyosun.bilimsel kaynaklarıyla cevap vermişmiş.tabi canım.sen koskoca national geographic dergisine bile dil uzatmış adamsın senden ne beklenirki.işine gelen dergi çok bilimsel bi kaynak gelmeyen dergi hakemsiz.asıl at gözlüğüyle bakan sensin.bikere o dergi diğer anlattığın dergilerden daha ünlü bi dergi.ha ayrıca bundan sonra yaptığınız sahtekarlıkların sadece çok az bir bölümünü ortaya serdim.konuşmaya devam etseydin daha devam edicektim aferim sustun.hemde kaynaklarıyla beraber.bundan sonra çok biliyomuş gibi kesin konuşma.sen deseydin eğer evrimcilerin çoğu maymunla ortak bi atadan türediğimizi savuynuyor ben okey derdim bişey demezdim.ama sen kesin bir dille hepsi dedin.okuyan arkadaşlarda girsin baksın bakalım.bak artık şu hazırcılığından vazgeçte bi kafa yor.mantık kitapları oku.tamammı sana verdiğim matematiksel örneğide unutma.çünkü matematik mantıkdır ve matematikte ve hatta tüm bilim dallarında tesadüflere yer yoktur.ya artık objektif olmaya çalış.sen kaynak gösterince onar kesinlikle doğru oluyo ben gösterince bizimkiler yalan oluyo.nie bizim gösterdiğimiz kaynaklarda bilim adamları tarafından hazırlanmıştır.ben şunu söyliyim son olarak bu dünyada iki grubun tartışması asla bitmez.biri evrimcilerle yaratışçılar diğeride galatasaraylılarla fenrbahçeliler.bu tartışmanın sonu yok sen yukarda benim nedemek istediğimi iyice anla ondan sonra burya başka bişey yazma.bende sana cevap yazmıyım.

Da Vinci said...

ahmet yukarda yazdıklarının tek kelimesi bile doğru değil ve gerçeklerle uzaktan yakından alâkası yok. Onun için uzun uzun cevap vermekle zaman kaybetmeyeceğim, zaten durmadan aynı şeyleri söylediğin için hepsinin cevabı önceki yazılarımda mevcut. Burada yazılanları okuyan herhangi biri bunu rahatlıkla görecektir zaten.

Sen de ben de söyleyeceklerimizi söyledik. Bunu daha da uzatmanın anlamı yok diye düşünüyorum. Hoşçakal.

Adsız said...

sayın da vinci
bugüne kadar bir çok yazınızı okudum ama hiç bu kadar sinirinizi yansıttığınız bir yazı görmemiştim
bir de çok hatalı argümanlar kullanmışsınız mesela genetik araştırmaların canlıların birbirinde evrimleştiğini kanıtladığını söylemişsiniz (bunu bir arkadaş cevap verirken yazmışsınız)düpe düz yanlış moleküler araştırmalar canlıları birbirinden çok uzak çıkarmıştır
insan ve şempanze genomlarının birbirine çok benzediğini söylemişsiniz buna şimdilik yanlış diyemem çünkü şempanzelerin genom şifresi henüz çözülmemiştir yani sizde doğru diyemezsiniz
üstelik kimdemiş fosil kayıtlarının evrim teorisini desteklediğini fosiller neo-darwinizmi yalanlamaktadır ama bazı önde gelen paleontologlar sıçramalı evrim gibi bazı modeller ortaya attılar bunları kastediyorsanız zaten fosil kanıtı problemini çözmüş olursunuz ama o zamanda bu tip mutasyonların ger.ekten oluştuğunu ispatlamak zorundalar bir iddiayı kanıtlamak için söz sanatına ihtiyaç duyuluyorsa bu iddia bilimselmidir
yazınızda hiç kanıt yok kendi açınızdan toz pembe bir tablo çizmişsiniz bilmem başka ne demeli
saygılar sunuyorum sayın da vinci

Adsız said...

sayın da vinci
yazımın hemen hemen tamamı EVRİM-YARATILIŞ TARTIŞMASI ALEVLENDİ
üst başlığı için yazılmıştır
tekrar saygılar sunarım

Da Vinci said...

Sayın anonymous,

İnsan-şempanze genomu araştırmalarındaki sözlerimi 2005 yılında yapılan çok kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarıyla ilgili Nature dergisinde yazılmış yazıyı kaynak gösterdim. Kafamdan birşey uydurmadım. Sizin söylediğiniz gibi farklılıkların mutasyonla oluştuğunun kanıtlanması gerekir demişsiniz. Değişim insan ile çempanze arasında değil bir kere. Daha önce yaşamış ve şimdi varolmayan bir başka canlıdan evrimleştiği düşünülüyor. Yani insandaki farklılıklar şempanzedekinin mutasyonuyla oluştuğunun kanıtlamak lazım gibi bir iddia tamamen geçersizdir. Kaldı ki mutasyonların olduğu defalarca kere gözlemlenmiştir. Yani mutasyon efsane değil bir gerçektir.

Bu arada neo-darwinizm gibi bir terim kullanmışsınız. Hiç gerek yok. Diyelimki sizin neo-dariwinizm dediğiniz şey yanlış olsun. Bu neyi gösterir? Evrimin olmadığını mı? Evrim bir gerçektir. Fosiller canlılardaki bu evrimsel gelişimi gösterir. Ama her canlı türündeki her yapının adım adım gelişimini gösteren fosiller yoktur dersen elbette yoktur. Zaten olamaz da. Fosilleşme öyle kolay birşey değildir ve lebette sınırlı sayıda fosil olacaktır. Yani sizin istediğiniz gibi her canlı türünün evrimini en ince ayrıntısına kadar gösteren fosilleri hiçbir zaman bulunamayacak. Ama fosillerin genel yapısı evrimsel bir sürecin varlığını açık şekilde göstermektedir. Büyük canlı grupları arasındaki geçişi gösteren binlerce fosil vardır. Kabul etmeseniz de bunlar var. Bir iki tane de binlercesi vardır.

Adsız said...

Sayın Davinci,

Tek bir sorum var:

Moleküler evrim 'yanlışlanabilir' mi? [Nasıl?]

(Dip not: umarım, bu kimine göre 'varsayılan' ya da kimine göre gerçek süreci yanlışlayabilme'den kastın, belli kimyasalları ortadan çekince, "aha işte deney gerçekleşmedi/olmadı bakın.!" demekten daha öte bir içeriğe sahip olduğunu söylememe gerek yoktur..!)

zsertan said...

bu arada yukardaki "moleküler evrim" ile ilgili soruyu soran "anonim" kişilik benim.. :)

saygılar sevgiler..

Da Vinci said...

Sayın zsertan,

İlk önce "moleküler evrim" ile ne kastettiğinizi söylerseniz sevinirim. Evrim zaten moleküler bazda olşuşan birşeydir. Evrim genetik materyaldeki değişimle ilgili birşeydir. Burada tam olarak ne kastettiğinizi açıklarsanız daha net bir yanıt verebilirim? Acaba cansız maddelerden canlıların oluşumunu mu kastediyorsunuz?

zsertan said...

Sayın Davinci,

Mleküler evrimden, şöyle diyeyim, Miller deneyi ile açıklanmaya "çalışılan" süreci kastediyorum.
Yanlışlanabilir mi, yanlışlanamazsa nasıl bilimsel bir bilgi olarak güvenilebilir?

Da Vinci said...

Sayın zsertan,

Daha neyi sorduğunuzun farkında bile değilsiniz. Moleküler evrim ile bu dediğinizi ne ilgisi var? İsterseniz bir Wikipedia'nın Molecular evolution maddesine bakın da bundan sonra soru sorarken ne hakkında sorduğunuzu öğrenin.

Şimdi gelelim konuya. İlk olarak şunu belirteyim. Yaşamın başlangıcıyla ilgili hipotezler, teorielr, modellerin Evrim Teorisi ile bir bağlantısı yoktur. Evrim Teorisi farklı bir konuyu inceler. Daha önceki bazı yazılarımda da zaten bu konuya değinmiştim. Yaşamın cansız maddelerden başlangıcı abiyogenez olarak adlandırılır. Abiyogenez çok geniş bir alanı kapsar. Ortada tek ve standart bir teori yoktur. Cansız maddelerin canlıları oluşturmasının birçok ufak adımda gerçekleştiği düşünülüyor ve bu ufak adımların açıklanmasına ilişkin pek çok teori vardır. İlk olarak daha önce de linkini verdiğim Lies, Damned Lies, Statistics, and Probability of Abiogenesis Calculations başlıklı yazıyı okumanı öneririm. Bu yazıda yaratılışçıların canlı hücrenin bir adımda cansız maddelerden oluştuğunun söylendiği ama bunun büyük bir yalan olduğu anlatılıyor. Ayrıca bu adımlarla ilgili bilgiler ve yapılan araştırmalarla ilgili bilgiler de veriliyor.

Senin söylediğin Miller-Urey deneyi abiyogenez içindeki ufak bir bölüm olan organik maddelerin inorganik moleküllerden oluşmasını incelemektedir. Miller-Urey deneyinden sonra aynı konuyla ilgili birçok farklı deney yapılmış ve ilkel atmosfer koşullarında organik moleküllerin inorganik moleküllerden kendiliğinden oluşmuş olabileceği sonucuna varılmıştır. Zaten Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya'nın Yanılgıları - 1 ve Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya'nın Yanılgıları - 2 başlıklı yazılarımda bunlara değinmiştim. Eğer o yazılarımı okumadıysan okumanı öneririm.

Yaşamın kökeni arayışta daha önce de dediğim gibi birçok deney, araştırma yapılmış ve hipotezler, görüşler, teoriler öne sürülmüştür. Wikipedia'daki Origin of life maddesi bu görüşlere özetle değinmektedir. Bu maddeyi incelemeni tavsiye ederim. Bu görüşlerin tamamı elbette yanlışlanilirdir. Ama hiçbiri yanlışlanmamıştır. Ama yanlışlanamamış olmaları elbette kesinlikle doğru olduklarını göstermez. Bunlar olmuş olabilecek şeylerdir ama kesin olduklarını kimse iddia edemez. Bu görüşlerin hepsi belli deney ve araştırmalarla desteklenmiştir ve yanlışlanabilir olmalarına rağmen yanlışlanamamışlardır. Yani bunlar bilimsel görüşlerdir ama kesinlik söz konusu değildir. Yani kesin böyle olmuştur diyemeyiz. Ama daha kesin sonuçlara ulaşmak için bilim adamları çalışıyor ve hayatlarını deneylere ve araştırmalara veriyorlar, yaşamın sırrını çözmek için uğraşıyorlar. Ama siz diyosunuz ki: "boşuna uğraşmayın, bırakın bu deneyleri, araştırmaları. Canlıları Tanrı yarattı. Bu kadar basit."

Nasıl yanlışlanabilir demişsin? Birçok farklı şekilde olabilir ama bir örnek vereyim. Mesela ilkel atmosfer koşullarının organik moleküllerin oluşumuna kesinlikle izin vermeyecek şekilde olduğu bulunursa veya bulunsaydı abiyogenezin devamını açıklayan teoriler temelsiz kalırdı ve bir anlam ifade etmezdi. Gördüğün gibi çok basit şekilde yanlışlanabilir.

zsertan said...

Yanlışlanabilme postulatından anlayabildiğin bu kadarcıksa, seninle neyi konuşacaz ki? Her zaman duyduğum teraneleri yine tekrar ettin, ama esas konuya bir türlü gelemedin ve zekice sıyrılmaya çalıştın..

Boşuna oyalanmışım burada..

Senin de bir mü'min olduğunu böylece gördük.. Sen farkedemesen de.

İyi vakit geçirmeler..

Da Vinci said...

zsertan, bunları okuyanlar zaten kimin neyi ne kadar anladığını kimin hiçbir şey bilmeden salladığını görecektir. Onun için benim içim rahat. Senin için de rahatsa bana göre hiç sorun yok. Hoşçakal.

neutrino said...

Sayın Da Vinci,

Çabanızı ve daha da önemlisi sabrınız takdir ediyorum. İşin doğrusu "ahmet" adlı arkadaşın yazdıklarını okurken bir yerden sonra ben devam edemedim, siz üşenmemiş, üstelik ciddiye alıp bir de cevap yazmışsınız.

Benim bu konuda gördüğüm 2 aşılamaz sorun var.

Birincisi, çocuklara, gençlere bilimsel bakış açısını kazandırmak, onların ileride herşeyi sorgulamadan kabul etmelerini zorlaştıracaktır. Bu nedenle ne evrim teorisi düzgün bir şekilde öğretiliyor, ne de bilimsel bir bakış açısı. Bu kimsenin işine gelmiyor

İkincisi, Darwin'in ortaya koyduğu görüşün o dönemde önemli bir farkı da, Homo Sapiens'in diğer türlerden daha üstün bir tür, tüm diğer türlerin evrimleşerek ulaşmayı hedefledikleri, nihai bir tür olmadığını söylemesi. En büyük rahatsızlık da zaten burada. İnsan bir piramidin tepesinde değil, bir ağacın dallarından biri olarak buldu kendini.

Sözün kısası; mutasyonlar, embrioloji, vs ile ilgili tartışmaların sonu ne olursa olsun gelip bunlara bir şekilde dayanıyor. Bir çok kişi cesaret edip söyleyemiyor belki ama, tartışılan şey canlıların nasıl çeşitlendiği, nasıl türedikleri değil. Daha çok bağcıyı dövmek amacı var.

Kolay gelsin.
neutrino

Da Vinci said...

Sayın neutrino,

Yorumlarınız için çok teşekkürler. Elimden geldiğince sabırlı olmaya ve bu yazıları daha sonra okuyacak kişilere faydalı olabilecek şekilde bilimsel kaynaklara dayanan bilgiler vermeye çalışıyorum.

Saygılar

ahsen said...

Bu gayretlerinin karşılığını ahirette fazlasıyla alacaksın kardeşim:))

Adsız said...

Sevgili Davinci,
Yanıldığın bir konudan bahsedeceğim. Bu durum malesef bir çok kuşağın böyle komik şeylere inanmasına sebebiyet vermiş. Ahmet'in yazılarını okuyunca bunu büyük bir dehşetle farkettim.

İlkokulu 80'li yılların başlarında okudum. Malesef o dönemlerde ilkokulda evrim teorisi ahmet'in bahsettiği şekilde anlatılıyordu. "İnsan Maymundan Gelmiştir...". Ve bunun karşıtı teori olarak da canlıların dünyada mantar gibi pat diye bittiklerini söyleyen komik fikirler veriliyordu.

O dönemde, bizim kuşaktan ayrı olarak biraz ansiklopedi okuma alışkanlığım vardı allahtan da, aslında evrim teorisinin maymundan insan çıkmasıyla ilgili birşeyler söylemediğini öğrenmiştim.

Bir de Ahmet'in mutasyon konusundaki ısrarlı tavrı yine bizim dönemlerimizde lise biyoloji kitaplarında yer alan "Mutasyon her zaman negatif yönlüdür. Canlıya avantaj sağlayacak bir değişiklik vermez" lafıdır. Bilemezdik tabii o zamanlar gizliden gizliye beynimizin içine birşeylerin işlenmeye çalışıldığını. Bunu bilmeye bilmeye hocama sormuştum "Madem mutasyonlar genetik değişikliklerle ortaya çıkıyor, neden hayatta kalma şansını arttırıcı pozitif bir etken sağlamasın ki?"... Cahillik işte. Hocamızda "Mutasyon öyle değil böyle oluyor" deyip sıkılmadan anlatmıştı sağolsun.

Ne bilsin kadıncağız, kitapta ileriye yönelik nasıl bir etkinin beyinlere ekilmeye çalıştığını.

Bu dogmacı düşünenlerin sürekli anlayamadıkları bir konu var. Diyorlar ki evrimi savunanlar evrimi siyasallaştırıyorlar. Ben hiç bir bilimadamının kendisine ben darvinistim, ben evrimciyim dediğini duymadım. Ama Ahmet gibi arkadaşlarımız her nedense bizleri Darvinist, evrimci, evrime inanıyor gibi şeylerle siyasallaştırmaya çalışıyor hatta daha da ileri gidip evrim teorisi sanki bir inanç sistemi de, biz de ona inanıyoruz, bunu Allah inancının karşısına koymaya çalışıyoruz sanıyorlar. Yani yine sabah bir yalan uydurup akşam kendileri inanıyorlar. Sonra da utanmadan kendin çal kendin oyna diyebiliyorlar...

Evrime karşı kanıt geliştirmeye çalışan sevgili arkadaşlar, evrim bir inanç sistemi değildir. Aklı başında kimse ben evrim teorisine inanıyorum dememektedir. Ben evrim teorisini biliyorum, evrim teorisi bir gerçektir, evrim teorisi şu kanıtlara dayandığından kesin olma ihtimali şudur gibi laflar etmektedir. Yani hiç bir bilim adamı evrim teorisini dinleştirme gayreti içinde değildir. Zaten evrim teorisi bir din değil, bilimsel bir teoridir. İnanmak yada inanmamak değil, bilmek yada bilmemek söz konusudur.

İkinci önemli husus da şudur :
Evrim teorisi siyasi bir hareket değildir. Dolayısıyla evrim teorisini bilen ve çalışmalarını bu teorinin doğru olduğu düşüncesiyle yapan hiç kimse de Darwinizm diye bir siyasi hareketin parçası değildir. Yani darwinist olan kimse yoktur. Darwinin teorisinden temel alan bilimsel bilgilerin üzerine yeni bulgular ekleme çabası içinde olan kendi halinde olan bilimadamları vardır ve onlar kendi halinde olduklarından meydanı boş bulanlar böyle işkembe-i kübradan sallaya sallaya at koşturmaktadırlar ortalıkta.

Din ve siyaset ile bilimi birbirlerine karıştırdıkları içinde, evrim teorisinin karşısına bir teori koymak yerine, evrim teorisine çamur atarak iz bırakma çabası içindedirler ve o yanlış bu yanlış diyerek bilimsel verileri çürüttüklerini zannetmektedirler.

İnancın körü körüne bilime karıştırıldığında nasıl bir facia ortaya koyduğunu aslında kendileri verdikleri örneklerde göstermektedirler. Mesela evrim teorisinin mutlak doğru olduğuna körü körüne inanmış 3-5 bilim adamının, sırf bu inançlarını ispatlamak uğruna sahtekarlığa kalkışmaları, bugün kendi inançlarını başkalarına empoze etmek amacıyla bilimsel verileri saptırarak evrim teorisini çöktü gibi göstermeye çalışanlardan hiç bir farkı yoktur.

Vel hasıl kelam, arkadaşlar, şu dini konuları bilimsel verilere bulaştırmayın. Bunu yapanlar tarih sahnesinde hep rezil oldular. Yahudi, hristiyan ya da müslüman... Her daim...

Ben de bir müslümanım. Allah'a inanırım. Ama din sorgusuz bir olgudur ve teslimiyetçilik gerektirir. İnanırsın ve kabul edersin ya da inanmazsın...

Bilim öyle değildir. Sürekli bir sorgulama süreciyle ilerler. O yüzden, dini inançlarınızı bilimsel araştırmaların üzerinden çekin rica edeceğim. Davinci'nin dediği gibi hem komik duruma düşüyorsunuz, hem de ilerde kıvırmakta çok ama çok zorlanacağınız abuk sabuk ve bilimdışı iddialar ortaya atıyorsunuz.

İlla burada evrimi tartışacaksanız, lütfen gidin de hiç değilse evrim teorisini özet olarak anlatan 1 sayfa bilimsel birşeyler okuyun. Çarpıtılmış ve bilim diye yutturulmaya çalışılan saçmalıklarla da ne kendi beyninizi yorun ne de bizim zamanımızı alın...

Herkese sevgiler ve saygılar...
warmestgrey

Da Vinci said...

warmestgrey,

Düşünce ve yorumların için teşekkür ederim. Evrim düşmanlarının içinde bulunduğu durumu çok güzel açıklamışsın. Yorumlarının devam etmesini diliyorum.

Saygılar

Adsız said...

Sn Warmestgrey,şöyle demişsiniz:
"Evrime karşı kanıt geliştirmeye çalışan sevgili arkadaşlar, evrim bir inanç sistemi değildir. Aklı başında kimse ben evrim teorisine inanıyorum dememektedir. Ben evrim teorisini biliyorum, evrim teorisi bir gerçektir, evrim teorisi şu kanıtlara dayandığından kesin olma ihtimali şudur gibi laflar etmektedir. Yani hiç bir bilim adamı evrim teorisini dinleştirme gayreti içinde değildir. Zaten evrim teorisi bir din değil, bilimsel bir teoridir. İnanmak yada inanmamak değil, bilmek yada bilmemek söz konusudur."
Bi kere Da Vinciye göre evrim bir gerçektir;evrim teorisi ise bu evrimin nasıl olduğunu ortaya koymaya çalışan teoridir.Hem de inancın daniskası.Evrim teorisi gerçektir demek inançtır.
"...kesin olma ihtimali şudur gibi laflar etmektedir"
Bir şey için ihtimal sözkonusuysa kesin değildir;tersinden kesinlik sözkonusuysa ihtimal değildir.Kesin olma ihtimali diye birşey olamaz.
"O yüzden, dini inançlarınızı bilimsel araştırmaların üzerinden çekin rica edeceğim."
Bir Tasarımcı'nın varlığı sonucuna varmak bilimsel araştırmalara inançların karışması oluyor da niçin tesadüf denildiğinde insanların inançsızlığını bilime karıştırdığı olmuyor?
Bir de hangi konular bilime karıştırılıyormuş?

Adsız said...

Da Vinci;
Şöyle demişsiniz:
"Mesela siz bana "Tanrı vardır" derseniz ben sizin bu iddianızı yanlışlayamam. Yani kesinlikle Tanrının olmadığını kanıtlayamam. İşte bu sebeple Tanrının varlığı bilimsel bir argüman değildir. Bilimsel bir argümanın yanlışlanabilir olması gerekir. Gözlem, deney veya testlerle bir şekilde yanlışlanabilir olması gerekir. Yanlışlanma imkanı olmayan bir görüş bilimsel değer taşımaz. İşte bu sebeple Tanrının varlığı bilimsel bir değer taşımaz."
Eğer bir canlıyı oluşturan TÜM zerrelerde o canlıyı oluşturabilecek bir zeka,akıl,bilinç varsa akıllı tasarımcı yoktur diyebilirsiniz.
Peki canlıların TESADÜFEN oluştuğu iddiası nasıl yanlışlanabilir?Ya da evrimin TESADÜFEN gerçekleştiği...
SAYGILAR..

YASİN said...

BEYLER BAYANLAR,EVRİM TEORİSİ YANİ CHARLES DARWİN İN ORTAYA ATTIĞI TEORİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMANLARDA BÜYÜK YANKI DUYDU.MATERYALİST FELSEFEYİ AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞAN BU DÜŞÜNCEYİ O DÖNEMLER KİMSE YADIRGAMADI.BİYOKİMYA-BİYOLOJİ-FOSİL BİLİMİ-VB.BİLİM DALLARI DAHA ORTAYA ÇIKMAMIŞKEN VE HÜCRENİN KOMPLEKS,YAPISINI BİLMEDEN DNA' YI BİLMEDEN ELOKTRON MİKROSKOBU YUKKEN ARTAYA ATILAN BU TEORİYE BÜYÜK İLGİ GÖSTERİLMİŞTİR.DARWİN İN TÜRLERİN KÖKENİ (DOĞAL SELEKSYON İLE) KİTABIN DA
TEORİNİN ZORLUKLARI BÖLÜMÜNDE ZATEN KENDİ İTİRAFLARI VARDIR.ARA FOSİLİN BULUNAMAMASI-VB. BU KONUYU TARTIŞMAK VE BİLGİ İSTEYENLER TEZEL_YASİN@HOTMAİL.COM MSN ADRESİNİ EKLESİN TARTIŞALIM

Da Vinci said...

@yasin

Tam tersine başlarda büyük dirençle karşılandı ve tepki aldı. Daha sonraları deneyler, araştırmalar ve gözlemlerle elde edilen sonuçların Darwin'in görüşlerini desteklediği ortaya çıktı. Ayrıca Darwin'in teorisi, modern evrim teorisinin ufak bir bölümüdür. 150 yıl boyunca çok değişmiş ve gelişmiştir.

Bu tip cahilce ve temelsiz argümanlarla evrime saldırmak komediden başka birşey değildir.

Bu arada bir daha büyük harflerle mesaj gönderirsen direk silinecek.

Yasin Tezel'in engin bilgi dağarcığından faydalanmak isteyenler hemen MSN'e saldırsın. Kaçmaz bu fırsat :)

Acrobatic said...

@ Da vinci

Yazılarınızı zaman buldukça okumaya çalışıyorum. Evrim konusunda size birkaç sorum olacaktı, cevaplandırırsanız sevinirim.

1)Organların birbiri ile koordineli çalışması ne tür bir sürecin sonucudur.

Kan → Aort → Atardamarlar → Arteriyoller → Kılcal damarlar → Venüller → Toplardamarlar → Vena kava → Kalp → Pulmoner atardamar → Akciğer → Pulmoner toplardamarlar → Kalp

Vücutta böyle bir dolaşım sistemi nasıl oluşmuştur.

2)Cinsiyet ayrımı ne zaman olmuştur ve neden böyle bir ayrıma gerek duyulmuştur.

3)Kara ve su canlıları arasındaki geçişleri yaşanan süreçleri kısaca anlatır mısınız?

Ben evrimi oldukça mantıklı buluyorum ancak bu tür sorular okudukça zihnimde yer edinmeye başladı. Cevaplarını sizden almanın iyi olacağını düşünüyorum.

Acrobatic said...

@ Da vinci

Yazılarınızı zaman buldukça okumaya çalışıyorum. Evrim konusunda size birkaç sorum olacaktı, cevaplandırırsanız sevinirim.

1)Organların birbiri ile koordineli çalışması ne tür bir sürecin sonucudur.

Kan → Aort → Atardamarlar → Arteriyoller → Kılcal damarlar → Venüller → Toplardamarlar → Vena kava → Kalp → Pulmoner atardamar → Akciğer → Pulmoner toplardamarlar → Kalp

Vücutta böyle bir dolaşım sistemi nasıl oluşmuştur.

2)Cinsiyet ayrımı ne zaman olmuştur ve neden böyle bir ayrıma gerek duyulmuştur.

3)Kara ve su canlıları arasındaki geçişleri yaşanan süreçleri kısaca anlatır mısınız?

Ben evrimi oldukça mantıklı buluyorum ancak bu tür sorular okudukça zihnimde yer edinmeye başladı. Cevaplarını sizden almanın iyi olacağını düşünüyorum.

Da Vinci said...

Acrobatic,

Bu tip soruları www.evrimteorisi.org'daki Soru Cevap bölümünde sorarsan çok daha tatmin edici cevaplar alabilirsin. Doktora seviyesinde biyoloji eğitim olan arkadaşlar var orada, eminim bu sorularına cevap gelecektir.

Ama benim sana tavsiyem eğer İngilizce biliyorsan bunları ilk önce internette araştırmandır. Çünkü internette çok güzel kaynaklar var ve neredeyse her sorunun cevabını bulmak mümkün.

kayar1 said...

Evrim teorisini savunmak yobazlıkta körü körüne diretmektir.Bu teori tamamiyle çürütüldü.Sürekli arkasına sığındığınız bilim sizi yalanlıyor.Doğadaki canlıların mutasyona uğrayarak daha gelişmiş canlılara dönüşmesi bir romandaki harflerin yerlerini rastgele değiştirdikten sonra daha kaliteli bir roman oluşması gibi mantıksızdır.Şu ana kadar doğada gerçekleşen hiç bir yararlı mutasyon tespit edilmedi.DNA'ları rastgele değişen canlılar ancak kafasından anten yerine bacak çıkan sinek gibi bir ucubeye dönüşebilir.Mutasyonun faydalı olduğunu varsayalım.Canlılar yaşayabilmek için aynı anda bütün özelliklere sahip olmalıdır.Bir kuş kusursuz bir ayrodinamik yapıya mutasyonla ulaşamaz.Darwin'in teorisine göre canlılar bu günkü haline gelene kadar bir çok ara-formdan geçmiş olmalı, buna göre yeryüzünde çok sayıda ara-form fosili bulunmalıydı.Ama yapılan fosil araştırmalarında bundan 100 milyon hatta 220 milyon yıl önceki canlı fosillerinin bugün kü canlılarla tıpatıp benzerlik gösterdiğini görüyoruz.Evrimcilerse insan kafatasını orangutan çenesine kaynaklayarak,maymun kafasını insan gibi göstermeye çalışarak bu safsatayı ayakta tutmaya çalıştı.Evrime inanmamızı isteyenlerin elinde hangi delil var?İlk okul çocuğu bile bu safsataya güler geçer.

kayar1 said...
Bu kayıt, yazar tarafından kaldırıldı.
Da Vinci said...

kayar1: "Evrim teorisini savunmak yobazlıkta körü körüne diretmektir."

Ne tesadüftür ben de tam tersini düşünüyorum.

kayar1: "Bu teori tamamiyle çürütüldü. Sürekli arkasına sığındığınız bilim sizi yalanlıyor."

Ya senin çok sağlam bir hayal gücün var ve tamamen hayali bir dünyada yaşıyorsun ya da o kadar safsın ki malum kesimlerin yalanlarına çok rahat kanıyorsun.

kayar1: "Şu ana kadar doğada gerçekleşen hiç bir yararlı mutasyon tespit edilmedi."

Emin misin? Son kararın mı?

Birkaç evrim karşıtı iddianın cevapları başlıklı yazımdaki "İddia 2" maddesinde bunun aksini gösteren bilimsel delilleri sundum.

Ayrıca evrimteorisi.org'daki Mutasyonlar zararlı mıdır? başlıklı yazı da bu iddiayı oldukça derinlemesine işliyor.

kayar1: "DNA'ları rastgele değişen canlılar ancak kafasından anten yerine bacak çıkan sinek gibi bir ucubeye dönüşebilir."

O senin hüsnü kuruntun. Yukarda gösterdiğim gibi bilimsel veriler bunun aksine işaret ediyor.

kayar1: "Mutasyonun faydalı olduğunu varsayalım. Canlılar yaşayabilmek için aynı anda bütün özelliklere sahip olmalıdır.Bir kuş kusursuz bir ayrodinamik yapıya mutasyonla ulaşamaz."

Bunun cevabını da Şu meşhur 'indirgenemez komplekslik' başlıklı yazımda bulabilirsin.

kayar1: "Darwin'in teorisine göre canlılar bu günkü haline gelene kadar bir çok ara-formdan geçmiş olmalı, buna göre yeryüzünde çok sayıda ara-form fosili bulunmalıydı."

Belki farkında değilsin veya sana yutturulan yalanlara öylesine kapılmışsın ama böyle fosiller bol miktarda var. Bunlardan en bariz olan iki tanesini aşağıdaki yazımlarımda bulabilirsin:

1. Archaeopteryx ve Harun Yahya'nın Yanılgıları
2. Denizden karaya çıkış

kayar1: "Ama yapılan fosil araştırmalarında bundan 100 milyon hatta 220 milyon yıl önceki canlı fosillerinin bugün kü canlılarla tıpatıp benzerlik gösterdiğini görüyoruz."

Bir kere evrim teorisine göre her canlı her zaman evrimleşir diye bir kural yoktur. Eğer çevre şartları değişmiyorsa ve canlı ortamına çok iyi uyum sağlamışsa evrimleşmeyebilir yani mutlaka evrimleşecek diye bir kural yok.

Ama bu tip değişmeyen fosil hikayelerinni neredeyse tamamı yalana dayalıdır. Bunlardan birkaçını aşağıdaki yazılarımda bulabilirsin.

Harun Yahya’nın hayali fosilleri (bölüm 1)
Harun Yahya’nın hayali fosilleri (bölüm 2)
Harun Yahya’nın hayali fosilleri (bölüm 3)

kayar1: "Evrimcilerse insan kafatasını orangutan çenesine kaynaklayarak, maymun kafasını insan gibi göstermeye çalışarak bu safsatayı ayakta tutmaya çalıştı."

Bunun cevabını da daha önce belirttiğim yazımın "İddia 4" maddesinde bulabilirsin.

kayar1: "Evrime inanmamızı isteyenlerin elinde hangi delil var?"

Sana zor gelebilir ama evrimteorisi.org sitesini incelersen birşey bulabilirsin :)

kayar1: "İlk okul çocuğu bile bu safsataya güler geçer."

Bilimsel bir teorinin geçerliliğini ilkokul çocuklarının tepkisine göre mi değerlendiriyorsun sen? İlginç bir mantık. Sana acil şifalar dilerim.

Yorum Gönder

Yorumunuzun yazının konusuyla ilgili olmasına dikkat ediniz. Küfür içeren yorumlar ve spam amaçlı yorumlar tespit edildiklerinde silinecektir.

yasal uyarı / legal notice

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial 3.0 Unported License.

Bu blog (Bilim-Felsefe-Din) Creative Commons by-nc lisansı ile korunmaktadır. Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilir ve üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz. Sağlanması gereken iki şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası ya da eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması.
Site Meter

blogger templates